YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22461
KARAR NO : 2016/8337
KARAR TARİHİ : 05.05.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, takip dayanağı menfi tespit ilamının kesinleşmeden takibe konulamayacağını belirterek takibin iptalini istemiş, Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Talep, İİK’nun 41. maddesi yollamasıyla İİK’nun 16. maddesine dayalı şikayete ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK.nun 443/1 (HMK. 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.
Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 m.),
Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi),
Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı), Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK 72. madde), Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar ( MÖHUK. 41/2),
Sayıştay kararları (6085 Sayılı Sayıştay Kanunu 53. madde).
İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1),
Bu istisnai hükümlere göre, menfi tespit konulu ilamın anılan maddeler karşısında kesinleşmeden takibe konulabilmesi olanaklı değildir.
Somut olayda takip dayanağı ilamda;
“C) Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin yerine getirilmediği anlaşıldığından davacı tarafından davalıya ödenmiş olan 30.000,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 26/03/2013 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE.
-//-
D) Sözleşme doğrultusunda verildiği anlaşılan … Bankası A.Ş.’ye ait,
30/01/2013 vade tarihli … nolu 30.000,00 TL bedelli
28/02/2013 vade tarihli … nolu 10.000,00 TL bedelli
31/03/2013 vade tarihli … nolu 10.000,00 TL bedelli
30/04/2013 vade tarihli … nolu 10.000,00 TL bedelli
31/05/2013 vade tarihli … nolu 10.000,00 TL bedelli
30/06/2013 vade tarihli … nolu 10.000,00 TL bedelli
31/07/2013 vade tarihli … nolu 10.000,00 TL bedelli
31/08/2013 vade tarihli … nolu 10.000,00 TL bedelli
30/09/2013 vade tarihli … nolu 10.000,00 TL bedelli
31/10/2013 vade tarihli … nolu 10.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle davacının davalıya borcu bulunmadığının TESPİTİNE” karar verilmiş olup, menfi tespit hükmü kurulan 10 adet çek ile tahsiline karar verilen bedel arasında bağlantı bulunmaktadır. İlam bir bütün olup İcra ve İflas Kanunu’nun 72/5. maddesi hükmüne göre kesinleşmeden takibe konulamaz.
Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken istemin yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.