YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23400
KARAR NO : 2016/11157
KARAR TARİHİ : 23.06.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
… ile … ve … Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair … Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, kadastro çalışmaları sırasında adına tespit ve tescil edilen … parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde bulunan dava konusu taşınmazın hatalı şekilde yol olarak tespit dışı bırakıldığını ileri sürerek bu yerin, zilyetliğe dayalı olarak adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili ile davalı …’ni temsilen köy muhtarı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, Dairemizce bozulmuş, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda yeniden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiş, Hukuk Genel Kurulu’nun … sayılı kararı ile kararın direnme niteliğinde olmadığı belirtilerek temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dava, kazandırıcı zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve tüm belgeler incelendiğinde; davacı ve dava dışı kardeşlerinin, 11.07.2005 tarihinde aynı dava dilekçesi ile ilk olarak eldeki davayı Kadastro Mahkemesi’ne açarak … nolu adalar arasında kalan dava konusu … nolu parselle birlikte … nolu parsellerin bitişiğinde kalan yerlerin tespit dışı bırakıldığından bahisle adlarına tescilini istedikleri, bu istek karşısında Kadastro Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmazların tespit dışı bırakılan yerlerden olduğu ve kadastro tutanağı düzenlenmediği için Kadastro Mahkemesi’nin görevli olmayacağı gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın görevsizlik kararı üzerine Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderildiği, anılan Mahkemece davaların ayrılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davalar ayrıldıktan sonra davacı …’a ait eldeki dava, belirlenen taşınmaz değeri yönünden görevsizlik kararı verilerek, davanın görüldüğü Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiştir.
-//-
Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davanın görüldüğü sırada yapılan … günlü keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişileri beyanlarında, davacı adına tescil edilen … nolu parsel ve bitişiğinde bulunan … ada … nolu parsellerin bütün halinde davacı ve kardeşlerine babaları …’tan intikal ettiğini, …’ın da bu yeri … isimli şahıstan satın aldığını bildirmişlerdir.
Görüldüğü üzere, dava konusu taşınmazın davacının miras bırakanı …’tan geldiği ileri sürülmüştür.Ne var ki, Yerel Mahkemece bu iddia üzerinde durulmamıştır. Öyle ise Mahkemece yapılacak iş; davacının miras bırakanı …’a ait veraset ilamının dosyaya ibrazı sağlanarak; davacı ve aynı dava dilekçesi ile dava açmış olup, davaları ayrılan diğer çocukları dışında mirasçısı bulunup bulunmadığının araştırılması, eğer başkaca mirasçısı varsa, taşınmazların bütün halinde miras bırakanları …’tan geldiği ileri sürüldüğüne göre taksim yapılıp yapılmadığı, tüm mirasçılara geçerli bir taksim sonucunda taşınmaz isabet edip etmediği, geçerli bir taksim yapılmamışsa davacının dava konusu taşınmaz için tek başına dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın yeniden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.