YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2377
KARAR NO : 2017/5211
KARAR TARİHİ : 06.04.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, haczedilerek muhafaza altına alınan mahcuz malların borçlu şirkete ait olduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi V….; usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Davalı 3.kişi … vekili; husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı vekilinden delil listesinde belirttiği hacze konu menkule ait faturayı tanzim eden şirketin adresini araştırıp mahkemeye bildirmesinin istendiği davacı vekilinin yargılama sırasında faturayı tanzim eden şirketin adres bilgilerini tespit edemediklerini beyan ettiği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmıştır. Buna göre, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davalı 3.kişi cevap dilekçesi vermediği gibi, delil de sunmamıştır. Bunun yanında, davacı alacaklı tarafından dava dilekçesinde belirtilen, 29.03.2011 tarihinde haciz adresinin 10 m2’lik alanında 3.kişinin borçlunun alt kiracısı olarak faaliyet gösterdiğine ilişkin yoklama fişi ile hacze konu yerin bir kısım aidat ödemelerinin borçlu tarafından yapıldığına ilişkin aidat makbuzu ve kira sözleşmesi de Mahkemece incelenmemiştir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.