Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/24235 E. 2018/16010 K. 20.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24235
KARAR NO : 2018/16010
KARAR TARİHİ : 20.09.2018

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlu adresinde yapılan hacizde haczedilen malların borçluya ait olduğunu, borçlu ile üçüncü şahıs arasında alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlem yapıldığını belirterek, istihkak iddiasının kaldırılması ile, hacizli malların borçluya ait olduğunun tespitine, üçüncü şahıs aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi ve davalı borçlu, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, borçlu ile üçüncü kişinin kardeş oldukları, aynı iş kolunda ve aynı isimde iki kardeşin farklı işletmeleri olduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu,vergi kaydının başka güçlü delillerle desteklenmedikçe tek başına İİK 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Davalı 3. kişi, borçlunun kardeşi olmakla birlikte, haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı, haciz sırasında borçlu hazır olmadığı gibi, borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığı, dosya kapsamında yer alan ticari sicil kaydı ve vergi kaydına göre borçlu ve 3. kişinin faaliyet adreslerinin farklı olduğu, haczin 3. kişiye ait işyerinde gerçekleştiği, bu durumda ispat yükünün İİK’nin 99. maddesine göre davacı alacaklıda olduğu, davacı alacaklı tarafından 3. kişi yararına olan karinenin aksi güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden; davanın reddi yerine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3. kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK’nin 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.