Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/2915 E. 2015/5576 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2915
KARAR NO : 2015/5576
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

Hazine ile …. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 16.10.2014 gün ve 470/374 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, tapuda davalı adına kayıtlı bulunan 1410 ve 1411 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının kıyı kenar çizgisinin içinde (deniz tarafında) kaldığını açıklayarak bu kısımların tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, idarece yapılan tespitler doğrultusunda davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabul nedeniyle kabulüne, kıyı kenar çizgisinin içinde kalan 1410 parsel sayılı taşınmazın 294 m2’lik kısmı ile 1411 parsel sayılı taşınmazın 882 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı tarafından tapu kaydının iptaline karar verilen taşınmazların istimlak bedellerinin ödenmesine ilişkin hüküm kurulmadığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Her ne kadar davalı cevap dilekçesi ile davayı kabul ettiğini bildirmiş ve mahkemece bu doğrultuda kabul beyanı sebebiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davanın niteliğine göre sadece kabul beyanıyla yetinilerek, keşif yapılmaksızın dava konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisine göre durumu tespit edilmeden hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca kurulan hükmün infaza elverişli olması gerekir (HMK 297/2). Kabul nedeniyle dava konusu taşınmazların tamamının (hükümde belirtilen miktarlar taşınmazların toplam yüzölçüm miktarıdır ) kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı sonucuna varılarak tapularının iptaline karar verilmiş ise de; iptal edilen yerlerin miktarı hükümde m2 olarak yazıldığından ve hükme esas alınan kıyı kenar çizgisi kroki üzerinde işaretlenmediğinden hükmün infazında tereddüt oluşmaktadır.
O halde mahkemece yapılacak iş; üç jeolog ya da jeomorfolog, bir harita mühendisi ve bir ziraat mühendisinden oluşacak bilirkişi kuruluyla dava konusu taşınmazların başında keşif yapılması, ihtiyaç olması halinde taşınmazın farklı noktalarında gözlem çukurları açılarak bu çukurlardan alınan verilerin incelenmesi, açılan gözlem çukurlarının harita üzerinde işaretlenerek gösterilmesi ve topoğrafik memleket haritalarından da yararlanılarak kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi, keşfen tespit edilen kıyı kenar çizgisinin fen bilirkişi tarafından kroki üzerinde gösterilmesi ve anılan eksiklikler giderildikten sonra kabul beyanına da değer verilerek infaza elverişli karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’un 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.