YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4209
KARAR NO : 2017/5050
KARAR TARİHİ : 06.04.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Şikayetçi … vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; 6 Nisan 2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye istinaden çıkarılan Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname gereğince taraf sıfatlarının olduğunu bu nedenle Kamulaştırma Kanunu Geçici 6. maddesine göre, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri, bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenmesi gerektiğinden icra vekalet ücretinin nispi olarak hesaplandığı ödeme muhtırasının iptalini talep etmiştir.
Mahkemece takibe dayanak ilamın davalısının ……Bakanlığı olduğu, davacının icra dosyasında taraf sıfatı bulunmadığı ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmiştir.
Şikayetçi vekilinin başvuru dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde belirttiği üzere; 6 Nisan 2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye istinaden çıkarılan Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 2 Kasım 2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle birlikte, 1 Ocak 1943 tarihli ve 4353 sayılı Maliye Vekaleti Başhukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat Umum Müdürlüğü’nün Vazifelerine, Devlet Davalarının Takibi Usullerine ve Merkez ve Vilayetler Kadrolarında Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. İlgili KHK ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen idareler bu KHK nin 6. maddesi gereğince, kendi iş ve işlemleri ile ilgili olarak açılacak adli ve idari davalar ve tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatını kazanmış ve yine aynı sayılı KHK’nin 4/2-a maddesinde de idarelerin lehlerine veya aleyhlerine açılan adli ve idari davalarda, iç ve dış tahkim yargılamasında, icra işlemlerinde ve yargıya intikal eden her türlü hukuki uyuşmazlıkta idarelerin hukuki birimleri tarafından vekil sıfatı ile takip edileceği düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında … da 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) sayılı cetvelde yer alan bir kamu idaresi olduğundan, adli ve idari davalarda, iç ve dış tahkim yargılamasında, icra işlemlerinde ve yargıya intikal eden her türlü hukuki uyuşmazlıkta, dava yahut uyuşmazlık konusu iş ve işlemleri “taraf sıfatı” ile takip ve müdafaa etmek yetki ve sorumluluğunu haiz olduğu anlaşıldığından, şikayetin esası incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken aktif husumet nedeniyle şikayetin reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.