YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/441
KARAR NO : 2015/5878
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali tescil
…. ile …. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair … Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 07.02.2012 gün ve 890/98 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar …. ve müşterekleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ortak muristen intikal eden 31 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda davalılar adına tespit ve tapuya tescil edildiğini açıklayarak, davalılar üzerindeki kaydın iptaliyle miras payı oranında vekiledeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davalılardan …. yönünden davanın reddine ve diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar ….., ….., ….., ….., … …, ….., … ….ve …. tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı, ortak muris ….’a ait veraset belgesi ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/349 Esas, 2001/149 Karar sayılı ilamın içeriğine göre davacının ortak muristen intikal eden taşınmazda miras payının bulunduğu sabit olmakla davalıların aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Davalıların sair temyiz itirazlarına gelince; dava miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, davacı bu yönde istekte bulunmuş olmasına rağmen mahkemece, eski tarihli veraset belgesindeki paylar ve davalılar adına kayıtlı paylar esas alınarak her bir davalı yönünden ayrı ayrı infazında tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde (HUMK.nun 388 ve 389. maddelerinde) hüküm fıkrasında bulunması gereken hususlar açıklanmıştır. Bu maddelere göre, hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Özellikle ilâmın yerine getirilmesi sırasında şüphe ve tereddütler meydana getirerek ilâmın infaz edilememesi gibi durumlar ortaya çıkacak şekilde açık olmayan hükümler anılan usul hükmüne aykırıdır.
Bu halde mahkemece, davacının isteği de dikkate alınarak ortak murisin yeni tarihli bir veraset belgesi temin edilip davalılar üzerindeki kaydın iptaliyle bu veraset belgesine atıf yapılarak davacı adına tescil karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 118,00 TL peşin harcın istek halinde …. ve müştereklerine iadesine 12.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.