YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5530
KARAR NO : 2016/4083
KARAR TARİHİ : 08.03.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu … vekili, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan ilama dayalı başlatılan takipte, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 5999 sayılı Kanun 1. maddesiyle eklenen Geçici 6. ve 6111 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesine göre, idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilmeyeceği gibi, İSKİ’nin mallarının niteliği gereği kamuya tahsisli olmaları nedeniyle haczedilemeyeceğini, öte yandan 2560 sayılı İSKİ Kanunu’nun 27. maddesine göre İSKİ’ye ait mallar devlet malı sayıldığından yapılan haciz işlemlerinin İİK’nun 82/1. maddesine de aykırı olduğunu açıklayarak, hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir .
Mahkemece, 6552 Sayılı Yasa’nın 123. maddesi ile 5393 Sayılı Yasa’nın 15. maddesine eklenen fıkra gereğince, İcra Müdürlüğü tarafından mal beyanında bulunmak için borçluya süre verilmesi gerekip, ilgili yasal düzenleme nedeni ile yürürlük tarihinden önceki tüm hacizlerin kaldırılması gerekeceğinden şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
11.09.2014 tarihli 29116 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda 15. maddenin son fıkrasına “İcra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır. On gün içinde yeterli mal beyan edilmemesi durumunda yapılacak haciz işlemi alacak miktarını aşacak veya kamu hizmetini aksatacak şekilde yapılamaz” hükmü eklenmiş ise de Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2015 tarihli ve Esas: 2014/194, Karar: 2015/55 sayılı Kararı ile birinci cümledeki “ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır.” ve son cümlesindeki “veya kamu hizmetini aksatacak” ifadeleri iptal edilmiştir.
./.
Yine aynı Yasa’nın 123. maddesi ile 5393 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 8. maddede “ 15’inci maddenin son fıkrası hükümleri, devam eden her türlü icra takipleri hakkında da uygulanır. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılmış icra takipleri gereğince konulan tüm hacizler, söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” hükmü ise Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2015 tarihli ve Esas: 2014/194, Karar: 2015/55 sayılı Kararı ile iptal edilerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda Geçici 8. maddenin iptal edilmesi ile 6552 sayılı Yasa hükümlerinin sadece Yasa’nın yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden sonra başlatılan icra takiplerinde uygulanabileceğinin kabulü gerekir.
İcra takibinin 6552 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden sonra başlatılmış olması halinde; 5393 sayılı Kanun’un 15/son fıkrasına eklenen ve iptal edilmeyen “İcra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir” hükmü gereğince öncelikle İcra Dairesi’nce bu işlemin yerine getirilmesi, 10 gün içinde mal beyanında bulunulmaması veya gösterilen malların alacağı karşılamaması halinde ise diğer mallar üzerinde haciz uygulanması talebinin yerine getirileceğinin, icra takibinin 6552 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden önce olması halinde ise; 6552 sayılı Yasa ile 15/son maddesine eklenen yukarıdaki fıkra hükmünün uygulanamayacağının kabulü gerekir
Somut olayda takip, 03.12.2012 tarihinde başlatılmış olup, 6552 sayılı Yasa ile 5393 sayılı Yasanın 15/son maddesine eklenen ek fıkra hükümlerinin uygulanamayacağı nedeniyle Mahkemece şikayetin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.