YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8232
KARAR NO : 2017/12622
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 907 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanların sağlığında yapılan taksimle 3 eşit parçaya bölündüğünü, vekil edenine ait hissenin davalı …’a kiraya verildiği halde davalı adına intikalinin sağlandığını açıklayarak dava konusu taşınmazda 20 yılı aşkın süredir vekil edeni tarafından kullanılan ve keşif esnasında belirlenecek kısımın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … 14.02.2012 havale tarihli dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mirasbırakanlardan intikal ettiğini, davalı … tarafından kullanılan kısımda davacının belirli bir hissesi bulunduğunu açıklamış, 11.12.2014 tarihli duruşma sırasındaki beyanında, …’ın hissesini satın aldığını, kimseye borcu olmadığını bildirmiş, davalı … vekili ise, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından murisler tarafından yapılan resmi devir işlemlerinin geçersizliğini ortaya koyan delil sunulmadığı ve tapulu taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanımının mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mirasbırakanların sağlığında ve katılımları ile yapılan taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamında; uyuşmazlık konusu 907 parsel sayılı taşınmazın 02.03.1979 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmalarında mirasbırakan … adına tescil edildiği, 01.10.1980 tarihinde hibe ile 1/2 payının diğer mirasbırakan … adına tescil edildiği, dosya arasında mevcut 12.02.1994 tarihli “Mukavele” başlıklı adi yazılı senet ile de; 1/2’şer hisseler ile anne ve baba adına kayıtlı 907 parsel sayılı taşınmazı kendi rızaları ile 1/3 ‘er hisse ile evlatları… ve…ye devrettikleri,…’in kendi hissesine düşen kısımdan iki sıra incir ağacını içerecek şekilde yaklaşık 600m2’yi…’ye devretmeyi taahhüt ettiği, senedin gayrimenkul sahipleri … ve … ile devralan … ve … tarafından imzalandığı görülmüştür. Ancak mirasbırakan … tarafından 04.04.1995 tarih 576 yevmiye numaralı işlemle 1/2 hisse …’a, mirasbırakan … tarafından da 04.04.1995 tarih 575 yevmiye numaralı işlem ile 1/2 hisse …’a satılmış, yargılama devam ederken …’a ait hisse 15.08.2013 tarih 3172 yevmiye numaralı işlem ile …’a devredilmiş, en son parselin tamamı davalı …’a geçmiştir. Dosyadaki veraset belgelerine göre mirasbırakan … 02.10.1997, … ise 21.12.1999 tarihlerinde ölmüşlerdir.
TMK.nun 676/1-3. maddesi hükmüne göre; tapulu taşınmazlara ilişkin paylaşma sözleşmesinin geçerliliği tüm mirasçıların katılımı ile yazılı şekilde yapılması ve TMK. nun 678. maddesi uyarınca da muris sağ iken yapılacak miras payı devrine ilişkin sözleşmelerde murisin bizzat imzasının bulunması halinde hukuki sonuç doğurur. Açıklanan kanun maddeleri gereğince 12.02.1994 tarihli “Mukavele” başlıklı adi yazılı senedin geçerli bir taksim senedi olarak kabulü gerektiği kuşkusuzdur. Ancak, az yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı üzere dava konusu 907 parsele ait tapu kayıtlarının durumuna göre, bahsi geçen taksim mukavelesinden sonra mirasbırakanlar tarafından resmi işlem ile taksime konu olan hisselerin davalılara devredildiği anlaşıldığından, yapılan bu intikal işleminin daha önce yapılmış harici taksim mukavelesinden dönme niteliğinde bulunduğunun kabulü gereklidir. Dairemizin ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları bu yöndedir.
SONUÇ: Hal böyle olunca, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,70 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.