Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/9149 E. 2017/11413 K. 25.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9149
KARAR NO : 2017/11413
KARAR TARİHİ : 25.09.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet, İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, müvekkili aleyhine başlatılan ilamlı takipte; talep edilen 7000 TL alacağın ilamdaki hangi alacağa ilişkin olduğunun ve işlemiş faizin hangi tarihten itibaren istendiğinin belirtilmediğini, iştirak nafakası talep edilebilmesi için ilamın kesinleşmesi gerektiğinden takip tarihinden itibaren iştirak nafakası istenemeyeceğini, ayrıca alacaklıya yaptıkları ödemeler bulunduğunu ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, borçlunun borca itirazını İİK’nun 33/1 maddesinde sayılan nitelikte bir belge ile ispat edemediği gerekçesiyle ret kararı verilmiş, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Borçlu vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
HMK’nun 297/2. maddesi, ” hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, borçlu vekilinin şikayet dilekçesinde, borçlunun alacaklıya yaptığı ödemeler bulunduğu itirazı yanında, icra emrinde 7000 TL alacağın ilamdaki hangi alacağa ilişkin olduğunun ve işlemiş faizin hangi tarihten itibaren istendiğinin belirtilmediği, iştirak nafakası talep edilebilmesi için ilamın kesinleşmesi gerektiğinden bahisle takip tarihinden itibaren iştirak nafakası istenemeyeceği yönünde de şikayeti bulunduğu halde, İcra Mahkemesince anılan şikayet hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle borçlu vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.