YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9356
KARAR NO : 2016/3540
KARAR TARİHİ : 29.02.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı 3. kişi vekili; borçlu aleyhine yapılan icra takibinde, müvekkiline ait malların haczedildiğini, 10. İcra Mahkemesi’nin 2014/158 Esas 2014/196 Karar sayılı kararı ile takibin devamına ve istihkak davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, ancak müvekkili Kooperatife bugüne kadar bu hususta hiç bir bildirim yapılmamış olduğunu, adreslerine bir tebligat yapıldığını, ancak tebliğ zarfından kendileri ile ilgili olmayan bir belge çıktığını, söz konusu karardan 21/10/2014 tarihinde haberdar olunması üzerine davayı açtıklarını bildirerek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu iddiaların gerçek dışı olduğunu, davanın 7 günlük yasal süresi içinde açılmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacıya 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/158 Esas 2014/196 Karar sayılı kararının 03/10/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 22/10/2014 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, 3. kişi vekili müvekkiline tebligat evrakının ulaştığını kabul etmekle birlikte tebligat zarfından, takibin devamına ilişkin kararın çıkmadığını iddia ettiği dosyada bulunan tebligat parçasının ön yüzünde mahkeme kararının tarihi ve sayısı açıkça belirtilmediğinden yapılan tebligat usule uygun değildir. Söz konusu tebligatın usulsüz olması nedeniyle davanın süresinde olduğu kabul edilerek, davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davanın süreden reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.