Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/9651 E. 2017/12935 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9651
KARAR NO : 2017/12935
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine işin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK.nun 438. ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddine karar verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili, takip dayanağı yabancı mahkeme kararının her iki tarafa karşılıklı edimler yüklediğini, açıkça ödemenin ”hisse senetlerinin davacı tarafından davalıya geri verilmesi ile eş zamanlı olarak yapılacağına” dair bir yükümlülük getirildiğini, yabancı ilamda numaraları belirtilen hisse senetleri karşı tarafa devredilmeden veya en azından hisse senetlerinin asılları icra kasasına alınmadan icra müdürlüğü tarafından ilamlı takibe ilişkin takip talebinin kabulünün yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflardan birinin edimini yerine getirmesi diğerinin edimini yerine getirme koşuluna bağlanmışsa koşul yerine getirilmedikçe ilamın infazının istenemeyeceği, alacaklı tarafından bahse konu hisse senetlerinin devri sağlandıktan sonra para borcunu talep etme hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin davacı yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Takip dayanağı yabancı mahkeme ilamında; “Davalının mahkum edilerek davacıya 10.123,58 Euro ve bunun yanı sıra 01.01.2003 tarihi itibariyle % 4 faiz ödenmesine ve bu ödemenin ….61714 seri nolu 80 hisse senedinin aynı anda geri verilmesi karşılığı yapılmasına’’ hükmedildiği, taraflar lehine karşılıklı edimlerin aynı anda yerine getirilmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda alacaklının takibe devam edebilmesi için kendi edimini yerine getirmesi gerekir. Somut olayda alacaklının İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi’ndeki yargılama devam ederken hisse senetlerini teslim ettiği anlaşıldığından şikayetin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar
verilmesi gerekirken takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de ilamda aynı anda ifaya karar verilmiş olması durumunda diğer taraf edimini yerine getirinceye kadar takibin durdurulmasına karar vermek yerine takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.