YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10562
KARAR NO : 2020/1028
KARAR TARİHİ : 06.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Ve Temliken Tescil (TMK’nin 724. Maddesine Dayanan)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davada 7291 ada 33 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki altı adet daire ve iki adet dükkandan ibaret yapının başlangıçta vekil edenine ait parsel içerisinde iken sonradan yapılan imar değişikliği ile davalılar adına kayıtlı anılan taşınmaz içerisinde kaldığını açıklayarak, bu mundesatın müvekkilerine aidiyetini ve muhdesat değerinin üzerinde bulunduğu arz değerinden fazla olması nedeniyle TMK’nin 724. maddesine göre 7291 ada 33 parsel numaralı taşınmazın bedeli karşılığında davalılar adına olan tapu kaydının iptalini ve taşınmazın davacılar adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “22.01.2015 tarihli celsede eksik harcın tamamlanması için davacıya kesin süre verildiği, 02.07.2015 tarihli celsede harç davacı tarafça karşılanmadığından, Harçlar Kanunu ve HMK’nin 150. maddesi gereğince “davanın işlemden kaldırılmasına” karar verildiği, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmediği” gerekçesiyle davanın HMK’nin 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava muhdesatın tespiti ve TMK’nin 724. maddesine dayanan temliken tescil istemlerini içermektedir.
Harçlar Yasası’nın 30 ve 32. madde hükümleri gereğince, harca tabi bir davada harç tamamlatılmadan davanın esasına girilemez, ancak bu eksikliğin giderilmesi için ilgili tarafa süre verilmelidir. Mahkemece davacıya harcı tamamlaması için usulüne uygun olarak süre tanınması, yatırılması gerekli harcın miktarının hesaplanarak ilgili muhtıraya derc edilmesi, harcın yatırılması halinde işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi, harcın belirlenecek süre içerisinde yatırılmaması halinde ise Harçlar Yasası’nın 30. maddesi gereğince, dosyanın, işlemden kaldırılıp (HMK mad. 150), yasal süresi içinde yenilenmediği takdirde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda ise mahkemece yargılama aşamalarında, 03.06.2014 tarihli 8. celsede 1 nolu ara karar ile “keşifte belirlenen değer üzerinden belirlenen eksik harcın tamamlanması için davacı vekiline 2 haftalık mehil verilmesine” 30.09.2014 tarihli 9. celsede 3 nolu ara karar ile “ Bir önceki ara kararı gereği, keşifte belirlenen değer üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa gelecek celseden 10 gün öncesine kadar mehil verilmesine” 22.01.2015 tarihli 10. celsede 2 nolu ara karar ile “ bir önceki celse ara kararı gereği keşifte belirlenen değer üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacı vekiline gelecek celseden 10 gün öncesine kadar kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde yargılamaya devam olunmayacağı hususunun ihtarına, ara kararının davacı vekiline tebliğine,” 09.04.2015 tarihli 11. celsede 3 nolu ara karar ile “harç ile ilgili eksiklik hususunda tebligatlar tamamlandıktan sonra karar verilmesine,” 02.07.2015 tarihli celsede ise “harç davacı tarafça karşılanmadığından harçlar kanunu ve HMK 150. maddesi gereği davanın işlemden kaldırılmasına karar verildi” şeklinde karar verildiği, mahkemenin gerekçeli kararındaki hüküm fıkrasında “davanın HMK’nin 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına” karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin yukarıda belirtilen harcın davacı tarafça ikmaline dair ara kararlarında, davacı tarafın yatırması gereken harç miktarının belirlenmediği, bu konuda davacı tarafa ödev yüklendiği görülmektedir. Oysa ki mahkemece keşfen bilirkişi heyetine tanzim ettirilen raporda taşınmazın harca esas değerlerinin tespit edilmiş harcı davanın niteliğine göre bilirkişilerce belirlenen değerlere göre davacı tarafın dava dilekçesinde dava değeri olarak gösterdiği ve harcını yatırdığı bedelin mahsubu ile bakiye miktar üzerinden ve bakiye miktarın ara kararda rakamsal olarak açık bir biçimde belirtilmesi suretiyle, verilen kesin süre içerisinde yatırılmasının istenmesi ve yatırılmamasının sonuçlarının da ihtar edilmesi gerekirken yazılı şekilde ara karar kurulması ve neticede davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacı vekilinin yazılı temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.