YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10640
KARAR NO : 2017/13054
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.10.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat … ve Avukat … ve karşı taraftan temyiz eden davalı vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, evlilik birliği içerisinde her iki tarafın çalışması ile elde ettikleri kazançlarla satın alınan davalı adına kayıtlı 5 adet taşınmaz ile yaptırılan bir adet villa yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 04.11.2015 tarihli harcını yatırdıkları dilekçe ile talep miktarını 520.400,00 TL olarak arttırmıştır.
Davalı … vekili, davacının malvarlığının edinilmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 260.200,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde reddedilen kısım yönünden davacı vekili, kabul yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacak isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tasfiyeye konu edilen eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde davalı adına edinilen taşınmazlar yönünden “davacı tanıklarının dava konusu taşınmazların kısmen davacının miras hissesi olduğunu beyan ettikleri, dava konusu taşınmazlardan otopark arazisinin davalının ailesinden miras yolu ile kaldığı, dava konusu villa arsasında davalının mirasen gelen hissesi bulunduğu, davacının taleplerinin taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin yürürlükte olduğu 01/01/2002 önceki edinilen taşınmazlardan kaynaklı katkı payı alacağına ilişkin olduğu, davalının davacıdan daha uzun süre çalıştığı ve çalışmasının …….’da gerçekleştiği, her iki tarafın da gelir elde ettiği ancak davalının daha fazla gelir elde ettiği ve dava konusu taşınmazlarda kısmen miras hissesinin bulunduğu anlaşılmakla hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkeleri ” gerekçesiyle takdiren davacının katkı oranı %25 olarak kabul edilip alacağa hükmedildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki dava konusu katkı payı alacağı isteğine ilişkin olduğundan 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi gereğince kocanın evi geçindirme yükümlülüğü nedeniyle yapabileceği harcamanın da davacı lehine tespit edilecek katkı oranının tespitinde gözetilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu husus yönünden de bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin …’den alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan ….. verilmesine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 4.444,50 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 13.329,76 TLnin davalıdan alınmasına 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.