Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/10915 E. 2020/1875 K. 26.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10915
KARAR NO : 2020/1875
KARAR TARİHİ : 26.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

K A R A R

1. 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun’un 2/4. maddesinde kayyımlıkla ilgili işlemler, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır hükmü yer almakta ise de maddede yer alan harçlardan müstesna olunan haller kapsamına yargı harçlarının dahil olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığı anlaşılmaktadır. (Y.H.G.K.’nin 08.06.2011 tarihli ve 2011/3-243-392 E-K ile 12.04.2017 tarihli ve 2017/1-1201-716 E-K sayılı kararları)
Temyiz harcının kaynağı ise, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK’un 434/2 maddesi ile 10.05.1965 tarihli ve 1965/1-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararıdır. Bu İçtihadı Birleştirme Kurulu kararına göre, temyiz yoluna başvurmada maktu ilam harcının tamamının ya da nispi ilam harcının dörtte birinin peşin olarak alınması gerekir. Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmü temyiz eden davalı kayyım vekilinin temyiz yoluna başvurma harcı ve nispi temyiz karar harcını yatırmadığı anlaşıldığından, nispi harca tabi davalarda hükmü temyiz eden davalının, temyiz yoluna başvurma harcının yanı sıra Mahkemece hüküm altına alınan karar ve ilam harcının dörtte birini peşin olarak yatırması gerektiğinden 25.01.1985 tarihli ve 5/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK’un 434/3. maddesi gereğince, temyiz harçlarını tamamlaması için adına muhtıra çıkarılması, verilecek 7 günlük kesin süre içerisinde temyiz harçlarını tamamlaması aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun muhtırada belirtilmesi, verilen kesin süre içinde temyiz harçlarının tamamlanmaması halinde Mahkemece başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği konusunda aynı biçimde muhtırada uyarı yapılması, tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük kesin sürenin dolmasının beklenmesi, verilen kesin süre içinde harcın tamamlanması halinde dosyanın temyiz incelemesi için gönderilmesi, tamamlanmaması halinde ise, Mahkemece, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilerek, yedi günlük temyiz süresinin beklenmesi; anılan kararın temyizi halinde temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi,
2. Dosyanın heyetçe yapılan incelemesinde; gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin, davalılardan …, …, …,… ve …’a tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasının dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla, gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca anılan davalılara usulüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ evrakları dosya içine alınarak temyiz süresinin beklenilmesi, anılan davalıların da kararı temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesinin hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından karşı tarafa tebliğ edilmesi ve bu şekilde temyiz ve tebliğe ilişkin usuli işlemlerin tamamlanması,
3. Dosyanın heyetçe yapılan incelenmesinde;
A)Davalı …’un Türk vatandaşlığından çıktığı,dava dilekçesi yurt dışı adresine Bakanlık vasıtası ile tebliğ edilmesine rağmen gerekçeli kararın daha önce tebligat yapılmayan yurtiçi adresine Tebilgat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği,
B)Davalılardan …’a dava dilekçesi yurt dışı adresinde tebliğ edilmesine rağmen gerekçeli kararın daha önce tebligat yapılmayan yurtiçi adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği,
B)Davalılardan … ve …’in mernis adreslerinin olup olmadığı araştırılmadan gerekçeli kararın Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ edildiği,
C)Davalılar …, …, …, …, …, …’a gerekçeli kararın doğrudan doğruya mernis adresine Tebliğat Kanunu’nun 21/2 hükmüne göre tebliğ edildiği,
Dosyanın bu şekilde temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderildiği, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 1. fıkrasında; “Kendisine veya adresine Kanun’un gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.” hükmünün, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik 2. fıkrasında ise ; “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır”düzenlemesinin yer aldığı, bu durumda, yapılan değişiklikle söz konusu maddeye göre tebligat yapılabilmesinin, muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunmaması şartına bağlandığı, adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilmesi halinde, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılması gerektiği,şu hale göre, Tebligat Kanunu’nda 6099 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, gerçek kişilere Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için ilgilinin adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve ayrıca muhataba bu adreste daha önce usulüne uygun bir tebligatın da yapılmış olmasının zorunlu olduğu,bunun yanısıra Yargıtay kararları ve uygulama doğrultusunda ilgilinin bilinen son adresi mernis adresi dahi olsa mernis şerhi konulmaksızın bu adrese önce normal tebligat yapılması, tebligatın yapılamaması halinde ise mernis adresi olan bu yere Tebligat Kanunu’nun 21/2 hükmü gereği tebligat yapılması gerektiği, bu kapsamda anılan davalılara Tebligat Kanunu’nun 35. ve 21/2. maddelerine göre yapılan tebliğatların hukuki geçerliliğinin bulunmadığı anlaşılmakla, gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin davalılara usulüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ evrakları dosya içine alınarak temyiz süresinin beklenilmesi, anılan davalıların da kararı temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesinin hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından karşı tarafa tebliğ edilmesi ve bu şekilde temyiz ve tebliğe ilişkin usuli işlemlerin tamamlanması,
4. Dosyanın incelenmesinden, davalı … vekili olarak gerekçeli kararın tebliğ edildiği Av. … ile davalılar … ve … vekili olarak gerekçeli kararın tebliğ edildiği Av. …’ın dosya içerisinde vekaletnamelerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalılar vekillerine, vekaletnamelerinin aslı veya onaylı örneklerini dosyaya ibraz etmesi için süre verilmesi, vekaletnameler süresi içerisinde verilmez ise davalılara gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ evrakları dosya içine alınarak temyiz süresinin beklenilmesi, anılan davalıların da kararı temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesinin hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından karşı tarafa tebliğ edilmesi ve bu şekilde temyiz ve tebliğe ilişkin usuli işlemlerin tamamlanması,
5. İncelenmesi gerekli görüldüğünden, dava konusu 181 parsel sayılı taşınmazın ilk tesis tarihinden itibaren tüm maliklerini ve el değiştirmelerini gösterir güncel tapu kayıtlarının ve dayanağı tüm belgelerin (tapu kütük sayfası, tapulama tutanağı, tescil istem belgesi, hükmen tescil kararı vb belgelerin) bütün geldi ve gittileri ile birlikte (birbirini takip edecek, denetlenecek şekilde) bulunduğu yerden temin edilip dosyaya eklenmesi,
6. İncelenmesi gerekli görüldüğünden, Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1819 Esas sayılı dosyasının aslının ya da okunaklı onaylı örneğinin tüm belgeleri ile noksansız ve sıralı olarak bulunduğu yerden temin edilip dosyaya eklenmesi için dosyanın mahal Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 26.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.