Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/11180 E. 2018/17237 K. 15.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11180
KARAR NO : 2018/17237
KARAR TARİHİ : 15.10.2018

MAHKEMESİ :…… Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … vekili, muris …… ile davacının 1957 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içinde tarafların birlikte çalışması neticesinde taşınmazlar edinildiğini, murisin 2012 yılında vefatı ile geriye davacı eş ve müşterek çocukları olan davalıların kaldığını açıklayarak muris adına edinilen 3 adet taşınmaz yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 20.000,00 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, harcını yatırmak suretiyle sundukları 24.11.2015 tarihli dilekçeyle talep miktarını 267.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili, açılan davayı koşulsuz kabul ettiklerini bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 267.500,00 TL katılma alacağının karar tarihinden geçerli yasal faizi ile davalılardan müştereken tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
……, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK mad. 26). Somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen taşınmazlar 1, 3 ve 5 nolu meskenler iken; dava konusu edilmeyen 1553 ada 3 parsele kayıtlı arsanın da tasfiye alacağı hesaplamasına dahil edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bundan ayrı; hükmedilen alacağın tamamından davalının müştereken sorumlu tutulması da hatalı olmuştur. …… bağlı mal rejiminin tasfiyesi sonucunda belirlenecek katılma alacağı, terekeye ait borç olup, ……çıların …… paylaşımından önce ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Terekeye ait borç ödendikten sonra kalan miktar, ……çılar arasında …… payları oranında paylaşılır. Tereke borçlarından bu sıfatını kaybetmemiş tüm ……çılar, kişisel olarak (4721 sayılı TMK mad. 599/2) ve müteselsilen (TMK mad.641) sorumludurlar.
Her ne kadar, davacı … temyize konu davayı terekenin alacaklısı sıfatıyla açmış ise de; davacı da dahil davanın tarafları, ortak ……bırakan ……’in ……çısıdırlar ve tereke borçlarından yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler çerçevesinde hepsi de sorumludurlar. Başka bir anlatımla, ……çılık sıfatına sahip olduğundan (TMK mad. 499), alacaklı ve borçlu sıfatı davacı sağ eş de birleşmiştir. Taraflarca, ……çılardan her hangi birinin ……çılık sıfatını yitirdiği(4721 sayılı TMK’nin 511 vd, 578 vd, 605 vd maddeleri) iddia edilip kanıtlanmamıştır. Davacı ……çı sağ eşin mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle talep ettiği ve terekeye ait borç sayılan alacak miktarından, davanın ……çılar arasında görülmesi nedeniyle, davacıda dahil bütün ……çılar …… payları oranında sorumludurlar.
O halde Mahkemece yapılacak iş; sadece dava konusu edilen üç adet mesken yönünden davacının katılma alacağının belirlenmesi, tereke borcu olduğundan bu alacaktan davalının sadece …… payı oranında sorumlu olduğu gözetilerek, davalılardan tahsile karar verilecek miktarın hüküm fıkrasında gösterilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı … vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 15.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.