YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11598
KARAR NO : 2017/15536
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ihbar edilen … vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.11.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … vekili Av…..ve … vekili Av….. ve karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 6856 (yeni 112) parsel sayılı taşınmazın 6576m2’lik kısmının vekil edeni tarafından, 2939 m2’lik kısmının ise davalı tarafın haricen satın alındığını, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uygulaması ile harici satış anlaşmaları gereğince şahıslar adına tespit edildiğini ve 6292 sayılı yasa kapsamında 1/3’er oranda satışının yapıldığını, davalı tarafa zilyet olduğu kısımdan daha fazla, vekil edenine ise daha az yerin satıldığını açıklayarak çekişmeli taşınmazda 1/3 oranındaki kaydın iptali ile 6576m2’lik kısmın vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiş, 20.07.2015 havale tarihli dilekçesi ile vekil edeninin kullanımında olan alan 6640,54m2 olarak tespit edildiğinden, talebini 6640,54m2 olarak ıslah etmiştir.
Davalı … vekili, vekil edeninin süresinde yaptığı müraacatla 6292 sayılı yasa gereğince dava konusu taşınmazın 1/3 hissesini bedelini ödemek suretiyle satın aldığını belirterek, ihbar olunan … vekili de, davacının ne 2/B güncelleme işlemlerine ne de 6292 sayılı yasa uyarınca yapılan satış işlemlerine itiraz etmeden, belirtilen şartlarda taşınmazı satın aldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmazda fiilen kullanım alanları olduğu, satın alma yoluyla devralınan zilyetliğin eklemeli olarak devam ettirildiği, tarafların gerçek iradelerinin de tapuda tespit edilen alandan daha fazla olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 112 parsel sayılı taşınmazda harita bilirkişisi tarafından hesaplanan 6640,54m2 alandan davacının önceki hissesi 5841,17 m2 düşülerek fark olan 799,37 m2’nin davalı adına olan tapusunun iptaliyle davacı adına önceki hissesi ile tevhit edilerek tesciline, davalı adına depo edilen bedelin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine, … yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili ve ihbar olunan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; 6856 parsel sayılı taşınmazın 17523,50 m2 yüzölçümünde, tarla ve zeytinlik vasfı ile 29.1.1990 tarihinde kadastro nedeniyle … adına tescil edildiği, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve şagillerinin …. olarak belirtildiği görülmüştür. Davacı … Göçer’in 16.10.2012 tarihli başvurusu ile dava konusu taşınmazın 1/3 hissesine denk gelen 5841,17m2 kısmını satın alma isteğinde bulunduğu ve İdare temsilcisi ile yapılan sözleşme neticesinde 52.570,53 TL’ye satın aldığı, davalı … ‘nin de 5.9.2012 tarihli başvurusu ile satın alma isteğinde bulunduğu ve taşınmazın 5841,17m2’sini bedelini peşin ödeyerek satın aldığı, taşınmazın kalan 1/3’ünün ise dava dışı … tarafından müracaatta bulunarak satın alındığı ve satın alma işlemleri neticesinde taşınmazın 1/3 er hisseler ile davacı …, davalı … ve dava dışı … adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı, davalı adına 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan satış işlemi ile tescil edilen 1/3 oranındaki hisseden kendi kullanımında olan kısmın iptalini istemektedir. Tapu kaydının dayanağı olan idari işlem iptal edilmeden tapu iptali ve tescil davasının dinlenme imkanı bulunmadığı gibi , idarî işlemlerin iptali talepleri ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanununa göre idarî yargı yerlerine yapılır ve o mahkemelerce karara bağlanır. … tarafından 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıya yapılan satış işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, bahsi geçen idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilmediği, farklı deyişle tapu kaydının dayanağı olan idari işlemin hukuki geçerliliğini koruduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, Mahkemece, dava konusu payın sicil dayanağı olan idari işlem iptal edilmeden tapu iptali ve tescil davasının dinlenemeyeceği belirtilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı … ve ihbar olunan … vekillerinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine,
taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.