Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/12201 E. 2020/1048 K. 06.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12201
KARAR NO : 2020/1048
KARAR TARİHİ : 06.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Terkin

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, dava konusu 1091 parsel no’lu taşınmazın bir kısmının tespit edilen kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek ilgili kısmın tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalıların murisi adına kayıtlı taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle açılan tapu kaydının iptali isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu 1091 parsel sayılı, 3.009 metrekare alanlı, tarla nitelikli taşınmazın davalıların murisi olan … adına kayıtlı olduğu, hükme esas alınan 06.01.2015 tarihli iki jeoloji mühendisi, bir ziraat yüksek mühendisi, bir harita yüksek mühendisi, bir jeomorfologdan oluşan bilirkişi heyetince hazırlanan raporda taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığının; fen bilirkişisi … tarafından hazırlanan 14.11.2014 tarihli raporda ise dosya içerisinde mevcut kıyı kenar haritasına göre dava konusu parselin krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3,03 metrekarelik kısmın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığının tespit edildiği sabittir.
Her ne kadar hükme esas alınan 06.01.2015 tarihli heyet raporunda dava konusu taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı tespit edilmiş ve bu yönde hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş ise de anılan raporun eki olan krokide taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisinde kaldığını gösterir şekilde ekte kroki sunulmuştur. Taşınmazın bir kısmının, dosya içerisinde bulunan kıyı kenar haritasına göre, kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığının tespit edildiği 14.11.2014 tarihli fen bilirkişisi raporu ile yukarıda bahsi geçen heyet raporundaki krokiler benzerlik göstermektedir, bu bahisle krokiler birbirleriyle benzerken heyetçe tespit edilen kıyı kenar çizgisi ile kıyı kenar haritasında tespit edilen kıyı kenar çizgisi arasında ne gibi farklılıkların bulunduğu ortaya koyulmaksızın davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.