YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12462
KARAR NO : 2020/1119
KARAR TARİHİ : 10.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin 319 parsel sayılı taşınmazda davalı ile birlikte hissedar olduğunu, dava konusu taşınmaz hakkında Bafra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1391 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, taşınmaz üzerindeki dava dilekçesine konu muhdesatların vekil edeni tarafından yapıldığının ve mülkiyetinin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ilk oturumda davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, ilişkin verilen karar Dairemizin 20.10.2014 tarihli, 2014/998 Esas ve 2014/18642 Karar sayılı ilamı ile, …Mahkemece, dava dilekçesinde tespiti talep edilen muhdesatlardan beton sergen, seralar, balık gölü ile yine dava dilekçesinde tespiti talep edilen muhdesatlardan ceviz, incir, elma, armut, ayva, şeftali, nar, erik, kiraz, vişne, malta eriği, fındık, üzüm, karabiber, yemiş, aşılı böğürtlen, dut, çörtük, kayısı, kanada kavağı, kral ağacı, çamağacı, erguvan, köknar, sümbül, çay ve lavantanın taleple bağlılık ilkesi ve HMK’nin 297. maddesinin 2. bendindeki, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü nazara alınarak, nitelik ve nicelikleri infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmek suretiyle davacı tarafından yapıldığının kabulüne karar verilerek geri kalan tüm taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.” gerekçesiyle bozulmuş; Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 59.75 metrekare banyo, WC, sundurma ve oda ilavesinin, 2.70 m x 8.70 m ebatlarında demir doğrama ile inşa edilen sundurmanın 2.70 m x 2.70 m ebatlarında 3 metre derinliğinde beton kapaklı foseptik çukurunun 4.30 m x 4.60 m ebatlarında briketten inşa edilen beton deponun 10.30 m x 5.00 m ebatlarında briketten inşa edilen beton deponun beton sergenin, 5 adet incir ağacı, 19 adet ceviz ağacı, 6 adet ayva ağacı, 5 adet şeftali ağacı, 6 adet nar ağacı, bir adet erik ağacı, 3 adet kiraz ağacı, 8 ocak fındık ağacı, 1 adet vişne ağacı, 2 adet kayısı ağacı, 3 adet Kanada kavak ağacı, 1 adet kara ağaç, 25 adet dişbudak, 1 adet kral ağacı, 7 adet erguvanın davacıya ait olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, davalının davayı kabul etmesi nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 28.04.2015 tarihli 1. oturumda bozmaya uyulmasına karar verilmiştir.
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtayın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İçtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak, hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar bunun istisnalarındandır. Farklı anlatımla; bozma kararına uyan mahkeme, bununla bağlıdır.
Ne var ki; Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; bozma ilamında, seralar, balık gölü ile elma, armut, üzüm, karabiber, yemiş, aşılı böğürtlen, dut, çörtük, çamağacı, köknar, sümbül, çay ve lavanta yönünden de nitelik ve nicelikleri infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmek suretiyle kabul kararı verilmesi gerektiği belirtildiği halde, anılan muhdesatlar yönünden ret kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.