YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12621
KARAR NO : 2016/14053
KARAR TARİHİ : 19.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
… ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair … 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin davalılardan …, 1/2 hissesinin ise müvekkilinin vefat eden eşi … adına kayıtlı olduğunu, …’ın 26.10.2007 tarihinde vefat ettiğini, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın 1984 yılında tamamlandığını, binanın yapılması için gerekli harcamaların o dönemde Almanya’da işçi olarak çalışan davacı ile eşi … tarafından ortak karşılandığını, davalı …’nin … 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … sayılı ortaklığın giderilmesi davasını açtığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın müvekkili ve eşi muris … tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … vekili; davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu binanın yapımında davacının katkısının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davacı annesi ve murisi babasının Almanya’da çalıştıklarını ve dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın davacı ile murisi babası tarafından birlikte yapıldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalılardan …, dava konusu taşınmaz üzerindeki binalardan birinin kendisine ait olduğunu, dava konusu taşınmazın aidiyeti konusunda bir itirazının olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile … ili … ada … parselde 218,20 m2 yüzölçümü ve arsa vasfı ile tapuda kayıtlı taşınmazda 2 pay olarak muris … adına kayıtlı pay üzerinde bulunan ve …adresinde ki 4 katlı binadan ibaret, muhtesatın 10/16 payının murisin eşi davacı …’a, muhtesatın 3/16 payının murisin oğlu …’a, muhtesatın 3/16 payının murisin oğlu …’a ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
1-) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında işin esası yönünden bir isabetsizlik bulunmadığından aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-) Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur(4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer(TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır(TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespiti talebini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı vekilince dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın müvekkili ve müvekilinin muris eşi tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesi istenmiştir. Mahkemece, muhdesatın 10/16 payının murisin eşi davacı …’a, muhdesatın 3/16 payının murisin oğlu …’a, muhdesatın 3/16 payının murisin oğlu …’a ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyanın içeriğine, toplanan delillere, tanık beyanlarına göre, … ada … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin davacı ile murisi tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan dava konusu 4 katlı binanın davacı ile murisi … tarafından birlikte yapıldığının tespiti ile yetinilmesi gerekirken, miras payları da dahil edilerek oranlama yapılıp, muhdesatın bu hisseler oranında ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bundan ayrı;dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu … ada … parsel sayılı taşınmaz davacıların murisi ve davalılar adına müşterek mülkiyet şeklinde kayıtlıdır. Davanın değeri ise muhdesatın davalıların paylarına isabet eden değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nun 326/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının miras payları oranında sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
O halde, davalı …’ın dava konusu muhdesatın uyuşmazlık konusu olan ½ sindeki miras payı karşılığında harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, miras payı hesaba katılmadan sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalılardan … vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ise yukarıda 1.bentte belirtilen sebeple reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 1.980,20 TL peşin harcın istek halinde davalı …’a iadesine, 19.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.