YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13479
KARAR NO : 2016/13198
KARAR TARİHİ : 06.10.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili takip dayanağı ilamın, İİK’nun 39. maddesine göre zamanaşımına uğradığını bu nedenle icranın geri bırakılmasını istemiş, Mahkemece takibin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, icra takibinin geri bırakılmasına karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 156. maddesinde borcun bir hüküm ile tespit edilmesi halinde on yıllık zamanaşımının uygulanacağı zamanaşımının kesilmesinden itibaren yeni bir müddetin cereyan etmeye başlayacağı düzenlenmiştir. İlam verildiği tarihten itibaren on yıl içinde borçluya tebliğ edilirse bu tebliğ tarihinden itibaren yeni bir on yıllık süre başlar. Borçlu bu hükmü temyiz eder ve hüküm Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleşirse on yıllık zamanaşımı süresi hüküm kesinleştiği tarihten itibaren başlar.(Prof. Dr. Baki Kuru İcra İflas Hukuku 3. Baskı Cilt III Sayfa 2178)
Somut olayda, takip dayanağı ilam 08.06.2004 karar tarihli olup, hükmün davalı vekilinin yokluğunda verildiği, ilamda kesinleşme şerhinin olmadığı ve alacaklı vekilince 10/12/2015 tarihli oturumda dayanak ilamın borçlu vekiline tebliğine ilişkin tebligat mazbatasının dosya içerisinde eksik olduğu bildirildiği halde, İcra Mahkemesi’nce ilamın davalıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmadığı, anlaşılmaktadır.
Bu durumda; ilamın verildiği Mahkeme’den ilamın davalıya tebliğ edilip edilmediği sorularak yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında değerlendirme yapılarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
27,70 TL’nin temyiz edene iadesine 06.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.