Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/13747 E. 2017/16151 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13747
KARAR NO : 2017/16151
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

… A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, 31.03.2011 günlü hacze konu iplik ve ham havluların üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, mahcuzların fason dokunmak üzere dava dışı … Limited Şirketine gönderildiğini, haciz adresinin Arteks Şirketinin adresi olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, ödeme emrinin borçluya haciz adresinde tebliğ edildiğini mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini, sunulan faturaların her zaman temini mümkün olan belgeler olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu, 3. kişi şirkete fason iş yaptığını, kendi borcu nedeni ile 3. kişi şirketin menkul mallarının haczedildiğini beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul,kısmen reddine ilişkin verilen kararın kabule yönelik kısımları davalı alacaklı vekili tarafından, harç ve yargılama giderleri ile reddedilen kısma yönelik hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısımları ise davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemiz’in 14.11.2014 tarih ve 2013/17418 Esas 2014/20861 Karar sayılı ilamı ile,davacı 3. kişi şirketin, dava dışı … Limited Şirketine fason imalat nedeniyle teslim edilen mahcuzların, borçlunun borcundan dolayı haczedildiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını istediği, dava konusu malların borçluya ait işyerinde borçlu huzurunda haczedildiğinin tartışmasız olduğu, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, aksinin davacı tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle kanıtlanması gerektiği, davacı 3. kişinin kanıt olarak faturalar ve sevk irsaliyeleri sunduğu, davacı 3. kişi şirket ile faturaları düzenleyen ve borçluya ait olduğu belirtilen dava dışı … Limited Şirketinin tacir oldukları dikkate alınmak suretiyle konusunda uzman maliyeci bilirkişi aracılığıyla ticari defterler ve muhasebe kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak şirketler arasında öteden beri devam eden fason imalatı iş ilişkisi olup olmadığının, fatura ve irsaliyelerin ticari defterlerde, hacizli malların envanterlerde kaydının bulunup bulunmadığı ve fason imalatı dolayısıyla daha önce davacı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiği,bundan başka sevk irsaliyelerinde yazılı malların hacizli mallara uygunluğu konusunda rapor düzenleyen kişinin uzman olmadığı ve raporun da denetime elverişli olmadığı gözetilerek konusunda uzman tekstil mühendisi vasıtasıyla sunulan fatura ve sevk irsaliyelerindeki malların hacizli mallara uygunluğu saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı 3. kişi vekilinin yargılama giderleri ve harç ile reddedilen kısma yönelik hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;istihkak davalarının Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 11. maddesi 4. fıkrası son cümlesi gereğince nispi vekalet ücretine tabi davalardan olup takip konusu alacak miktarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, Mahkemece, dava kısmen reddedildiğinden davalı alacaklı yararına reddedilen hacizli mal değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş; Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda hüküm kurmaya elverişli kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş,karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; uyulmasına karar verilen bozma ilamında davacı 3. kişinin ve dava dışı … ticari defterleri ve muhasebe kayıtları üzerinde konusunda uzman maliyeci bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılması,sunulan fatura ve sevk irsaliyelerindeki malların hacizli mallara uygunluğu noktasında ise konusunda uzman tekstil mühendisi aracılığı ile inceleme yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen Mahkemece,dosyanın tekstil mühendisi olan tek bir bilirkişiye tevdi edildiği,ticari defterlerin incelenmesi konusunda uzman olmayan tekstil mühendisinin sadece davacı 3. kişi şirketin ticari defterleri üzerinde yaptığı ve bozma ilamında değinilen hususların hepsini karşılamayan incelemesi ile yetinilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde,dava dışı … Limited Şirketi ve 3. kişi şirketin ticari defterlerinin getirtilerek, dosyanın yeniden maliyeci bilirkişiye tevdii ile;ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı,şirketler arasında öteden beri devam eden fason imalatı iş ilişkisi olup olmadığı, fatura ve irsaliyelerin ticari defterlerde, hacizli malların ise envarterlerde kaydının bulunup bulunmadığı ve fason imalatı dolayısıyla daha önce davacı 3. kişi tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarında rapor aldırılması, bu rapor ve dosya içerisindeki tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.