Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/13825 E. 2017/14004 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13825
KARAR NO : 2017/14004
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili, İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; alacak kalemlerinin brütten nete çevrilerek talepte bulunulması gerekirken brüt miktarlar üzerinden takip başlatıldığını, takipte istenilen faiz oranlarının fiili uygulamaları göstermeyen Merkez Bankası oranları olup fazla faiz talep edildiğini ileri sürerek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak verilen karar, Dairemizin 06.04.2015 gün 2014/6731 Esas 2015/7743 Karar sayılı kararıyla, HGK’nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere Mahkemece yapılacak iş; dosyaya celp edilmiş olan banka faiz oranlarından hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranlarının tespit edilerek, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının ek rapor alınmak suretiyle bilirkişiye hesaplattırılması, ayrıca taleple bağlılık ilkesi gereğince alacaklı tarafça talep edilen faiz oranlarının hesaplamada dikkate alınması şeklinde olması gerektiği, somut olayda hakkın doğumu tarihleri dikkate alınmadan alacaklı talebinin aşılmaması hususu gözetilmeksizin yukarıdaki ilkelere uygun olmayan, denetime elverişsiz hesaplama yapan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında yapılacak iş olarak, taraflardan sorularak dosyaya celp edilmiş banka faiz oranlarından mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranlarının tespit edilip hesaplamada nazara alınması gerektiği açıklandığı halde, Mahkemece 05.11.2015 tarihli celsede Ziraat Bankası’ndan gelen 28.02.2013 tarihli yazıda uygulanan veriler dikkate alınarak hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmesi ve anılan hesaplamaya göre sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Bozmaya uyulduğu halde, gereğinin yerine getirilmemiş olması nedeniyle ve bozma ilamı doğrultusunda açıklanan şekilde değerlendirme yapılması için hükmün yeniden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.