Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/13893 E. 2017/16724 K. 13.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13893
KARAR NO : 2017/16724
KARAR TARİHİ : 13.12.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ile dahili davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Davacılar …, …, … ve … vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …’ın yargılama sırasında vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir. Dahili davalılar davaya cevap vermemişler ve duruşmalara katılmamışlardır.
Mahkemenin davanın reddine dair ilk kararı, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairenin 27.06.2014 tarih, 2013/9740 esas-2014/13699 karar sayılı kararı ile “…Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile yukarıdaki tanık anlatımları ve SSK’nın yazı cevapları birlikte değerlendirildiğinde; …’ın evlilik öncesi çalıştığı ve biriktirdiği paraları ile evin tadilatına katkıda bulunduğu, ayrıca kooperatif evine taşınmadan önce halı dokuma işinde çalıştığı, ayda bir halı dokuduğu, bundan da belli oranda gelir elde ettiği saptanmıştır. Bu durum karşısında davacıların miras bırakanı kısmen ev hanımı olarak çalışmakla birlikte ev işleri dışında halı dokuma işinde çalıştığı ve evlilik öncesi çalışmaları karşılığı biriktirdiği paralar ile kooperatif evine katkıda bulunduğu, tadilat işlerine yardımcı olduğu görülmektedir. Bu durum karşısında davacıların miras bırakanı …’ın evlilik öncesi birikimleri ile evlendikten sonra kooperatif evine taşınana kadarki geçen sürede halı dokuma işlerindeki çalışmalarının karşılığının, ne kadar süre ile halı dokuduğunun (ay veya yıl olarak), bu süre içerisinde kaç tane halı dokuyarak yaklaşık ne kadar para edindiğinin mümkün olduğu kadar tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, bunun mümkün olmaması halinde halı dokuma işleri ile uğraşan kişilerden ya da meslek odasından ücretin sorulması, şayet gelirlerinin belirlenmesi mümkün ise ölen eş … ile …’ın ayrı ayrı gelirlerinin hesaplanması, eşlerin sosyal statüleri, toplum içindeki yeri ve konumları gözönünde bulundurularak her birinin ayrı ayrı kişisel harcamalarının belirlenmesi, ölen eş İzzet Güncan’ın 743 sayılı TKM’nun 152. maddesi uyarınca evi
geçindirme yükümlülüğünden doğan olağan harcamalarının da kişisel harcamalarına eklenmesi, böylece her birinin kişisel harcamalarının ayrı ayrı toplam gelirlerinden düşürülmesi, böylece her birinin tasarruf ettikleri gelirlerinin bulunması, toplam tasarruf miktarı karşısında ölen eş …’ın katkı oranının saptanması ve bu katkı oranının dava tarihine göre belirlenecek taşınmazın sürüm değeri ile çarpılması sonucu davacılara ait katkı miktarının bulunması ile hüküm altına alınması gerekmektedir. Önceki bilirkişi raporunun mahkemece gerek görüldüğü takdirde göz önünde bulundurulması aksi halde belirtilen konular gözetilerek rapor alınması için dosyanın yeni bilirkişi kuruluna tevdi edilerek katkı payı alacağına esas rapor alınması gerekmektedir. Yukarıdaki saptamalar doğrultusunda miras bırakan …’ın gerek birikimleri ile ve gerekse halı dokuma işi ile ilgili gelirlerinin belirlenememesi halinde bu takdirde …’ın kooperatif evine katkıda bulunduğu dairece kabul edildiğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. maddeleri kapsamları göz önünde bulundurularak Havva’nın mirasçılarına hakkaniyete uygun tazminat niteliğinde bir miktar paranın takdir edilmesi düşünülmelidir….” gereğine işaret edilerek bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile, taleple bağlılık ilkesi gereği 20.000-TL katkı payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili ile dahili davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, dahili davalı …’ın tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacılar vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacılar lehine hükmedilen alacak katkı payı alacağı niteliğindedir. 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağına faiz talebi bulunduğu takdirde dava tarihinden geçerli olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken yasaya aykırı biçimde karar tarihinden geçerli olarak hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK m. 438/7, HMK 370/2).
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının 1.bendinin 2.satırındaki “karar” kelimesinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, yerine “dava” kelimesinin yazılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, dahili davalı …’ın tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 341,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.025,20 TL’nin dahili davalı …’dan alınmasına ve davacılardan peşin alınan harcın istek halinde iadesine 13.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.