YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13900
KARAR NO : 2018/18246
KARAR TARİHİ : 06.11.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, evlilik birliği içinde bedelinin tamamı davacının yurt dışı çalışması sonucu elde ettiği gelirler ile ödenerek davalı kadın adına edinilen iki adet taşınmaz yönünden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 9 nolu meskenden dolayı 70.378,00 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 3040 ada 10 parseldeki taşınmaza yönelik talebin ise reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, her ne kadar davacı tarafın katkı payı oranı belirlenirken tarafların banka hesaplarından aktarılan paralardan hareketle hesaplama yapılmış ve hesap hareketlerinde kısmen hataya düşülmüş ise de, davacı erkeğin evlilik tarihinden taşınmazın edinildiği tarihe kadar düzenli ve sürekli çalışmak suretiyle gelir elde ettiği hususunda ihtilaf olmadığına, gelir durumu ve TKM’nin 152. maddesi hükmü karşısında davacı lehine hesaplamada gözetilen %35 katkı oranında ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, eşler arasında mal ayrılığı rejimi geçerli iken edinilen dava konusu 9 nolu mesken yönünden davacı lehine katkı payı alacağına hükmedilmesi yerinde olmuş ise de, hesaplama yapılırken bu taşınmazın keşif tarihi olan 2015 itibariyle sürüm değerinin esas alınması hatalıdır.
Katkı payı alacağı davalarında, talepte bulunan tarafın tespit edilen katkı oranı, tasfiyeye konu malvarlığının dava tarihindeki sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmak suretiyle bulunur. Mahkemece, davacının katkı oranının taşınmazın eldeki davanın açıldığı 13.08.2014 tarihi itibariyle belirlenen sürüm değeri ile çarpılmak süretiyle davacının katkı payı alacağı hesaplanmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.