Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/14328 E. 2016/12977 K. 03.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14328
KARAR NO : 2016/12977
KARAR TARİHİ : 03.10.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı ve Ziynet Alacağı

… ile … aralarındaki katılma alacağı ve ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair … 5. Aile Mahkemesi’nden verilen … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, ziynet eşyalarının bir kısmının satılarak davalı adına araç alındığını belirterek araç nedeniyle 4.000,00 TL, ziynetler nedeniyle 2.000,00 TL ve davalının kredi borcunu ödemek için çektiği kredi nedeniyle 17.500,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı bilahare araca yönelik talebinden 08.04.2013 tarihinde feragat etmiş, 08.04.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile, talep miktarını ziynetler nedeniyle 17.152,40 TL’ye kredi nedeniyle 20.476,32 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın ziynet ve kredi alacağına yönelik talebin kısmen kabulü kısmen reddi ile, ziynetler nedeniyle 12.657,65 TL, kredi nedeniyle 20.476,32 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, araca yönelik talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Kredi alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte inecelendiğinde; davacı dava dilekçesindeki ve yargılama aşamasındaki beyanlarında, Halk Bankası’ndan çektiği tüketici kredisinin davalının borçlarının kapatılması için kullanıldığını iddia ederek bunun kendisine geri ödenmesini istemiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). Bu haliyle dava, mal rejiminin tasfiyesine yönelik bir alacak talebi niteliğinde olmayıp, Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacak niteliğindedir. Bu nedenle, genel hükümler çerçevesinde uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir.

-//-
O halde, talep TMK’nun 2. kitabından kaynaklanmadığından Aile Mahkemesi görevli olmayıp, uyuşmazlığın çözüm yeri 6100 sayılı HMK’nun 2.maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözönünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Mahkemece davacının kredi alacağına yönelik talebi, yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 410,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.