YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14704
KARAR NO : 2019/10679
KARAR TARİHİ : 28.11.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili; 14.6.2014 ve 14/8.2014 tarihli hacizler esnasında mülkiyeti vekil edeni şirkete ait malların haczedildiğini öne sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı şirket ile borçlu şirket ortaklarının ve çalışanlarının farklı olması, istihkaka konu iki adet demirbaşın davacının açılış ve kapanış tasdiki yapılan ticari defterlerinde yer alması nedeniyle davanın kabulüne; takibin durdurulmasına karar verilmediğinden tazminat talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından tazminat yönünden; alacaklı vekili tarafından ise esas yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı 3. kişinin vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı üçüncü kişi yararına tazminata hükmolunması için, üçüncü kişinin davasının kabulü yanında, davacı 3. kişinin talepte bulunması ve istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklının kötüniyetinin gerçekleşmesi zorunludur. Buradaki kötü niyetten maksat haciz sırasında mahcuzun davacıya ait olduğu, alacaklı tarafından bilindiği halde, kötü niyetli olarak haczin tatbikinin talep edilmesidir. Somut olayda, haciz adresinin borçlunun Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresi ve ödeme emri tebliğ adresi olması nazara alındığında alacaklının kötüniyeti kanıtlanamamıştır.
Mahkemece anılan gerekçeyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değil ise de, ret kararı sonuç itibariyle doğru olduğundan, hükmün gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün tazminat yönünden gerekçesi düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.355,77 TL’nin temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına, 28/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.