Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/149 E. 2017/12968 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/149
KARAR NO : 2017/12968
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili, davalı … vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı 3.kişi şirket vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2012/1233, 1234 ve 1235 Esas sayılı takip dosyalarında, borçlu aleyhine yapılan icra takibi sonucu borçlunun işyerindeki tüm menkul ve gıda maddelerinin haczedildiğini, bu mallardan faturaları Mahkemeye ibraz edilenlerin davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki ilişki nedeniyle, borçluya konsinye mal olarak verildiğini ancak bedelleri tahsil edilemediğinden halen bu konsinye olarak verilen pirinçler müvekkiline ait olduğundan istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklılar vekili, istihkak davasını kabul etmediklerini, söz konusu malların borçlunun mülkiyetine geçtiğini, davacı 3.kişinin alacağı artık para alacağı olduğundan istihkak iddiasının dayanaksız olması nedeni ile reddini savun…tur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca, davacı 3.kişi şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, hacizli malın iddia edildiği gibi konsinye satış olarak borçluya gönderildiğine ilişkin herhangi bir muhasebe kaydı veya ticari belgenin olmadığının tespit edildiği, bu nedenlerle dava konusu malların mülkiyetinin haciz tarihinde davacı 3.kişiye ait olduğunun ve konsinye olarak gönderildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı 3.kişi vekili ve davalı alacaklılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nun 96. ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazları bakımından;
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-Davalı alacaklılardan … ve … vekilinin tazminat yönünden temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Davalı alacaklılar tarafından, tazminat talebinde bulunul… olmakla birlikte bu taleple ilgili olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Oysa, HMK’nun 297. maddesinde, hükmün hangi hususları kapsayacağı sayılmış olup, anılan maddenin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu itibarla, davalı alacaklıların tazminata ilişkin talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı alacaklılardan … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün tazminat yönünden BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 3,70 TL’nin davacıdan alınmasına, istek halinde peşin yatırılan harcın davalılara iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.