Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/1536 E. 2017/14258 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1536
KARAR NO : 2017/14258
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlular vekili,…21.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce tensip tutanağı ile dava konusu alacağa ihtiyati tedbir konulduğunu, tedbir kararının mahkemece kaldırılmadığı halde bu kere…21.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/02/2013 tarih, 2012/217 Esas, 2013/274 Karar sayılı ilamına dayanak yapılmak sureti ile ilamlı takip başlatıldığını, hükmün kesinleşmemesi ve ihtiyati tedbir kararının devam etmesi sebebi ile takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme’ce, ilamlı takipte icranın geri bırakılması durumunu düzenleyen İİK’nun 33 ve 33/a maddelerinin uygulama koşullarının oluştuğunun iddia ve ispat edilmediği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, …21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/217 E. – 2013/274 K. sayılı davasında verilen 18/09/2012 tarihli tensip tutanağında, ” Davacı … Pazarlama San. Ve Tic. A.Ş. tarafından davalı İpek İnşaat ve Çakırkaya Yapı Ortak Girişimi adına düzenlenen 31.07.2012 tarih ve 454245 sayılı faturada gösterilen 3.806.883,40 TL’lik KDV ‘nin davalılar tarafından ilgili vergi dairesinden ” KDV iadesi ” olarak geri alınmaması için DAVA KESİNLEŞİNCEYE KADAR, davalılarca talep edilecek KDV’nin davalılara nakden iade edilmemesi ve/veya mahsuba konu edilmemesi yönünden % 20 teminat karşılığında İHTİYATİ TEDBİR konulmasına ” karar verildiği, aynı mahkemenin alacak davasının kabulüne ilişkin 06/12/2013 tarihli kararında ise ihtiyati tedbir kararı hakkında bir hüküm kurulmadığı görülmektedir.
HMK’nın 397/2. maddesi gereğince; ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder.
Somut olayda, takip ve şikayet tarihinde alacak davasının kabulüne ilişkin karar henüz kesinleşmediğinden, ihtiyati tedbir kararının da “dava sonuna kadar” yani nihai karar kesinleşene kadar devam edeceği izahtan varestedir. Zira HMK’nın 397/2. maddesinde belirtilen “aksi belirtilmediği takdirde” ifadesinden anlaşılması gereken, hüküm fıkrasında tedbire dair aksi yönde bir hüküm verilmemesidir.
O halde mahkemece, …21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen tedbir kararı kapsamında borçlunun şikayetinin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.