YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15434
KARAR NO : 2016/13604
KARAR TARİHİ : 12.10.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait … plaka sayılı araç üzerine …. 11. İcra Müdürlüğü’nün 2010/15067 sayılı dosyası ile haciz konulduğunu, dosya borçlusunun aracın eski sahibi olduğunu, aracın …. Noterliği’nin 22/03/2010 tarih 01742 yevmiye numaralı kati satış sözleşmesiyle müvekkili tarafından satın alındığını belirterek araç üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, adreslerinin de aynı olduğunu, davacının dört sene boyunca aracı üzerine geçirmemesinin basiretli bir tüccardan beklenemeyeceğini, satışın alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu davanın kabulünü istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; araç satış işleminin takip tarihinden önce yapıldığı, satış esnasında trafik sicilinde haciz kaydı bulunmadığı, davalı-alacaklı tarafça muvazaa iddiasında bulunulmuş ise de, satışın danışıklı olduğu iddiasıyla açılmış bir iptal davası olmadığı, borçlu şirketin ortaklarından ….’in satış ve takip tarihlerinden sonra, 26/02/2013 tarihinde üçüncü kişi şirketin bir kısım hisselerini aldığı ve şirket müdürü olduğu, satış işleminden sonra oluşan bu durumun sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile araç üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava İİK’nun 96 ve devamı maddeleri gereğince 3. kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. Haczin konulduğu tarih olan 30.01.2012 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İİK’nun 106.-110. maddelerine göre, alacaklı haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren 1 yıl içinde satılmasını isteyebilir. Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Buna göre, araç üzerindeki haczin dava açılmadan önce düştüğü ve dava tarihi olan 04.04.2014 tarihi itibariyle araç üzerinde haciz bulunmadığı göz önüne alınarak davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 350,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.