YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1559
KARAR NO : 2018/18378
KARAR TARİHİ : 08.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı 3. kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili; borçlunun adresinde yapılan haciz sırasında 3. kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, haciz adresinin borçluya ait olduğunu, iddianın muvazaalı olduğunu, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, borçlu ile davalı 3. kişinin borcun doğumundan 13 gün önce … Aile Mahkemesinin … E 2015/386 K. sayılı kararı ile TMK’nin 166/3 maddesi gereğince, anlaşmalı olarak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla boşandıkları, bu nedenle mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davalı 3. kişinin istihkak iddiasının sübuta ermediği kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı 3.kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Mahkemece tarafların borcun doğumuna yakın tarihte anlaşmalı olarak boşanmış olmalarının alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı dolayısıyla karinenin alacaklı lehine olduğu kabul edilmiş ise de dosyada karinenin borçlu lehine kurulmasını sağlayacak başka bir delil bulunmamaktadır. Haciz adresinin borçlunun eski eşinin ikameti olması dışında borçlu ile bağlantısı dosya kapsamında kurulamamaktadır. Borcun dayanağı olan senet adresi ve ödeme emri tebliğ edilen adres farklı olup, dosya kapsamında borçlu adına çıkartılan tebliğlerin hiçbiri haciz adresinde yapılmamıştır. Haciz mahallinde borçluya ait eşya ya da evraka da rastlanmamıştır.Mahkemeye borçlu ve 3. kişi arasında muvazaalı bir boşanma olduğuna dair alacaklı tarafından delil de sunulmamıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde karinenin 3. kişi lehine kurularak ispat külfeti davacı alacaklıya yüklenmek suretiyle, davacının dava dilekçesinde delil olarak dayandığı nüfus kayıt örneği, takip dosyası ve emsal kararların karinenin aksini ispatlayacak kuvvette olmadığı dikkate alınarak davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3. kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene, iadesine, 08.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.