YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1562
KARAR NO : 2018/18492
KARAR TARİHİ : 12.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili; borçlu aleyhine yapılan takipte, borçluya ait olmayan, müvekkiline ait bir kısım menkul malların haczedildiğini, müvekkilinin borçlu şirketten tüm makine ve ekipmanları satın aldığını belirterek, istihkak iddialarının kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına ve davalı alacaklının alacak miktarı üzerinden %15 kötüniyet tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; davacı tarafından sunulan faturaların …. …. den sonra geçmiş tarihli olarak düzenlendiğini, muvazaalı olarak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, mahcuzlara ilişkin gerçek bir devir işlemi olsa dahi İİK 44 ve BK 202 maddeleri gereğince iyi niyetli alacaklılar için batıl olduğunu belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; borçlu ile davacı 3. kişi arasındaki ilişkinin ticari işletme devri niteliğinde olduğu kabul edilerek İİK’nin 44. ve BK’nin 179. maddelerinin uygulanması gerektiği ve anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirilmediği, bu nedenle taraflar arasındaki devrin alacaklının haklarını etkilemeyeceği ve devralan davacının BK.’nun 179. maddesi gereği işletmenin borçlarından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın reddine, koşulları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
…. …. adresinde, …. …. tarihi olan 16.02.2015 tarihinden hemen önce 11.02.2015 tarihinde yapılan yoklamada 28.01.2015 tarihinde borçlunun …. …. mahallini 3. kişiye kiralamış olması, vergi kayıtları uyarınca 2012 yılında borçlu adına şube olarak tescil edilen …. …. adresinde borçlu şirketin hala şube kaydının bulunması dolayısıyla borçlu ve 3. kişinin beraber …. …. adresinde faaliyette bulunuyor olmaları, davacı 3. kişinin …. …. adresini …. …. den iki gün sonra şube adresi olarak 18.02.2015 tarihinde tescil ettirmiş olması nedeniyle mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğunun kabulü gerekir. Mülkiyet karinesinin aksi davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmelidir. Davacı 3. kişinin mahcuzları devraldığına dair sunduğu, …. …. tarihine çok yakın tarihte (22.01.2015 tarihinde) düzenlenen faturaların karinenin aksini ispat etmeye yeterli olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, iş yeri devri nedeniyle davacının borçtan sorumluluğunun bulunduğuna yönelik olarak dosya içeriği ile uyuşmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, karar sonuç itibari ile doğru olup bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK’un 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesinin düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.