Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/15660 E. 2016/13638 K. 13.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15660
KARAR NO : 2016/13638
KARAR TARİHİ : 13.10.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, ….. İcra Müdürlüğü’nün 2015/20041 sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca …. 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/299 talimat sayılı dosyasında 27.11.2015 tarihinde müvekkilinin iş yerinde haciz işleminin yapıldığını, hacze konu menkul malların davacı müvekkiline ait olduğunu, faturalarının bulunduğunu açıklayarak istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu işyerinin takip talebinden ve ihtiyati hacizden önce davacı şirketçe kiralandığı,söz konusu işyerini davacı şirketin işlettiği, haczedilen mahcuzların davacı şirkete ait olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir
Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Yargıtay’ın ve Dairemiz’in istikrar kazanan uygulamasına göre; borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise veya duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenememiştir. Bu nedenle borçlunun davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması amacıyla 103 davet kağıdı ve dava dilekçesinin borçluya tebliğ edilmesi için davacı 3. kişiye süre ve imkan verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan, işin esasına yönelik karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 171,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.