YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16701
KARAR NO : 2020/2717
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tespit, Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı Hazineye ait olan 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan kuyunun müvekkili tarafından yapıldığını, davalının izinsiz kullanmaya başlayarak davacının kullanımına engel olunduğunu belirterek, kuyunun kullanımının davacıya ait olduğunun tespitine ve davalı tarafından elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kuyuyu tarafların birlikte açtırdığını, masrafını ortak ödediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, tespit ve elatmanın önlenmesi talebine ilişkindir.
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (TMK mad.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad.718). Somut olayda dava konusu 102 ada 3 parsel sayılı taşınmaz 2/B parseli olup dava dışı Hazine adına kayıtlı ve kullanıcısı … olup, su kuyusunun mülkiyeti tapulu taşınmazdan ayrı düşünülemeyeceğinden, mülkiyete ilişkin tespit talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Zilyetliğin korunması talebine gelince; taşınmaz dava dışı Hazine adına kayıtlı olup, keşif sırasında ve celsede dinlenen tanık beyanlarına göre kuyunun davacı ve davalı tarafından birlikte yaptırıldığı anlaşılmakla, tarafların payları belli olmadığından her iki tarafın da yarı oranda kuyuyu kullanma hakkı olup, bilirkişi raporuna göre kuyunun çıkış ağzı borusuna ahşap materyal sıkıştırılarak davacının kullanması engellendiğinden, davacının payına vaki elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.