Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/173 E. 2018/15892 K. 18.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/173
KARAR NO : 2018/15892
KARAR TARİHİ : 18.09.2018

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş olup hükmün davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, 14/07/2015 tarihinde haczedilen malların müvekkiline ait olduğu üçüncü bir şahıstan sözleşme ve fatura tanzimi ile satın alındığını iddia ederek, haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının istihkak iddiasını kabul etmediklerini, ayrıca mahkemece HMK 19 ve 331. maddeleri uyarınca yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının istihkak iddiasının mevcut delillerle ispatlanamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece istihkak davalarında takibin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğu, takibin …… 4. İcra Dairesinin 2015/8708 Esas sayılı dosyasından yapıldığı, dolayısıyla …… İcra Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesi ile verilen yetkisizlik kararı davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava, 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğe girmesinden sonra 18.08.2015 tarihinde açılmıştır.
1086 sayılı HUMK’nin 512/1. maddesine göre, eşyanın bulunduğu ya da icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde istihkak davasının açılabileceği açıkça düzenlenmişti. Bu özel yetki kuralı HUMK’nin 9. maddesindeki genel yetki kuralına ayrıcalık oluşturmakla birlikte, genel yetki kuralını ortadan kaldırmadığı ve İİK’nin 50. maddesi gereğince de HUMK’nin yetkiye ilişkin hükümleri takip hukukunda da uygulandığı için hacizden doğan istihkak davaları genel yetki kuralınca, yasada ayrıca düzenlenmiş olmadıkça (taşınmazlarda ve iflastaki istihkak davası gibi,) davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir, özel yetki kuralı uyarınca da; haciz icra takibinin yapıldığı yerde uygulanmış ise bu yer, talimat aracılığı ile uygulanmışsa hacizli malın bulunduğu yer ya da icra takibinin yapıldığı yer, haczi uygulayan talimat icra dairesi ile hacizli malın bulunduğu yer ile takip yeri farklı ise hacizli malın bulunduğu yer icra mahkemesinde açılabilirdi (HUMK’nin 512/1, 9, İİK’nin md. 97–99. maddeleri).
Dava, 6100 sayılı HMK zamanında açılmış olup, bu Kanun’da 1086 sayılı HUMK’nin 512. maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK’nun yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nin 5, 6. maddeleri uyarınca, genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Buna göre istihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile, davalının yerleşim yeri mahkemelerinde açılması mümkündür. Davanın bunların dışındaki bir yerde açılması halinde ise, yetki ilk itirazında bulunulmuşsa HMK’nun 19, 331. maddeleri uyarınca yetkisizlik kararı verilmelidir.
Somut olayda asıl icra takibinin yapıldığı yer …… 4. İcra Müdürlüğü olmakla birlikte, davalı borçlu …’in yerleşim yeri adresinin Nilüfer /…… olduğu anlaşılmaktadır. Davalı alacaklı vekili tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi ile …… Mahkemelerinin yetkisiz olduğu yargılamanın asıl icra takibinin yapıldığı …… mahkemeleri tarafından yapılması gerektiği belirtilmiş ise de davalı borçlunun yerleşim yerinin …… olması nedeniyle İİK’nin yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nin 5, 6. maddeleri uyarınca genel yetki kuralı uygulanarak işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.