Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/17597 E. 2017/15226 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17597
KARAR NO : 2017/15226
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kararın her iki taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 05.04.2016 gün ve 2015/16133 Esas, 2016/6077 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Her iki taraf vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR

Davacı-birleşen dosya davalıları Bora ve … vekili, davacıların aynı zamanda babası olan … ile davalının 2001 yılında evlendiklerini, …’in 2007 yılında öldüğünü, evlilik birliği içerisinde sahip olunan mal varlığının müteveffanın kişisel malları ile alınarak davalı adına tescil edildiğini açıklayarak, davalı sağ eş adına kayıtlı olan 5 ve 9 nolu meskenler, bir adet araç ile tespit edilecek diğer malvarlıkları yönünden, kayıtların iptali vekil edenleri adına tesciline, olmadığı takdirde mal rejiminin tasfiyesi ile miras payları oranında alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı-birleşen dosya davacısı … vekili, asıl davanın yersiz açılması nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuş, birleşen dava dilekçesinde evlilik birliği içerisinde edinilen muris adına kayıtlı olan bir adet yat ile müşterek ev eşyaları ve murisin banka hesaplarındaki paralar yönünden malvarlığının tasfiyesi ile 1/2 oranındaki tasfiye alacağının faiziyle birlikte birleşen davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden iki adet taşınmaz ile aracın kaydının iptali ve alacağa yönelik taleplerin reddine, banka hesapları yönünden davacıların 142.480,65 TL katılma alacakları olduğu ancak taleple bağlı kalarak 10.000,00 TL katılma alacağının dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden müşterek ev eşyaları, muris adına kayıtlı yat ve banka hesaplarındaki paralar yönünden birleşen davacının 80.090,88 TL katılma alacağının bulunduğu yine taleple bağlı olarak 10.000,00 TL katılma alacağının dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte birleşen davalılardan alınmasına karar verilmiştir. Hüküm, her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairenin 05.04.2016 tarih 2015/16133 Esas ve 2016/6077 Karar sayılı ilamıyla; asıl davaya konu edilen 5 ve 9 nolu meskenler ile davalı sağ eşin kişisel malı olan taşınmazdan elde ettiği kira geliri yönünden alacak istemlerinin reddine ilişkin olarak davacılar vekilinin, asıl ve birleşen davaya konu edilen banka hesaplarındaki paralar yönünden ise her iki taraf vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir. Her iki taraf vekilince karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
1-Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici nedenlere ve HUMK’nun 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan her iki taraf vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istekleri yerinde görülmemiştir.
2- Davacı ve davalı taraf vekillerinin talep miktarlarına ilişkin karar düzeltme isteklerine gelince;
HMK 26 maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükme bağlanmıştır ve ayrıca HMK 31. maddesi uyarınca “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlığa gelince dosya kapsamı incelendiğinde gerek asıl davanın gerek birleşen davanın taraflarınca yargılama devam ederken talep miktarlarının ne olduğu hususunda herhangi bir açıklama yapılmadığı, dava açılırken gösterilen değerlerin ise talebe ilişkin olmayıp harca esas değer olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, taraf vekillerine talep miktarlarını açıklamak ve harcı tamamlamak üzere süre ve imkan verilmesi, Dairenin 05.04.2016 tarihli bozma ilamının 2. bendinde değinilen hususlar gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde asıl ve birleşen dava yönünden bir karar verilmesi gerekmektedir. Ne var ki bu yanlışlık temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırılmış olup, mevcut bozma kararına taraflara talep miktarının açıklatılması yönünden bu ilavenin yapılması gerekmiştir.
SONUÇ: Her iki taraf vekilinin talep miktarına yönelik karar düzeltme isteklerinin kabulü ile Dairenin 05.04.2016 tarih 2015/16133 Esas ve 2016/6077 Karar sayılı ilamının 1 nolu bendindeki “mahkemece taleple bağlı olarak yazılı şekilde karar verildiğine göre,” temyiz itirazlarının reddine ilişkin bölümünün kaldırılmasına hükmün bu yönde de yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA; her iki taraf vekilinin sair karar düzeltme isteklerinin (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.