YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17601
KARAR NO : 2016/13956
KARAR TARİHİ : 17.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair …. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 15.09.2015 gün ve 2014/188 Esas, 2015/447 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, tapu sicilinde davalılar adına kayıtlı bulunan 194 parsel sayılı taşınmazın 177,93 m² kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek bu kısmın tapu kaydının iptaliyle tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece; davanın kabulüne ve davalılar adına kayıtlı 194 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 177,93 m²’lik kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına, dosyada mevcut kroki ve raporların kararın eki sayılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesine göre; hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte olması zorunludur. Somut olayda, Mahkemece kararın eki sayılan 11.05.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava konusu 194 nolu parselin 202,93 m2’sinin kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, aynı şekilde kararın eki sayılan 24.04.2015 tarihli fen bilirkişisinin krokili raporunda da, dava konusu parselin kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmının 202,93 m2 olduğu bildirilmiştir. Kararın eki sayılan bilirkişi raporlarında, Mahkemece, hakkında kabul kararı verilen 177,93 m2’lik taşınmaz bölümünden bahsedilmediği görülmektedir. Anılan yasal düzenleme gözetilmeksizin dava konusu 194 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak hüküm fıkrasında kabule karar verilen kısımla örtüşmeyen bilirkişi raporları ve rapor ekindeki krokilere atıf yapılmak suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 17.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.