YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17784
KARAR NO : 2018/18667
KARAR TARİHİ : 14.11.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, dava dilekçesinde belirtilen 504 ada 1 parseldeki 7 nolu bağımsız bölümün, davalıya ait işyerinin satışından elde edilen bedele davacıya ait ziynetlerin bozdurulmasından elde edilen bedel eklenmek suretiyle edinildiğini açıklayarak, mal rejiminin tasfiyesi ile değer artış payı alacağı ve katılma alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulüne, 12.150-TL katılma alacağı ve 5.700-TL değer artış payı olmak üzere toplam 17.850-TL yönünden davacının davasının kabulü ile karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye 16.410-TL yönünden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Mahkemece, dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin 26.03.2010 tarihinde satış yoluyla davalı tarafından iktisap edildiği, davacının 4.260-TL tutarındaki altınlarını satarak bu 1/2 hissenin edinilmesine katkıda bulunduğu, bunun karşılığında 5.700-TL değer artış payı alacağı olduğu, bu miktarın taşınmazın 1/2 hissesinin keşif tarihi itibariyle belirlenen değerinden düşülerek ikiye bölünmesi suretiyle 12.150-TL davacının katılma alacağı olduğu kabulünden hareketle yazılı miktarlara hükmedilmişse de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, davalı savunmasında kendisine ait dükkanın satım bedeli ile dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin edinildiğini bildirmiştir. Davacı vekili de dava dilekçesinde, davalıya ait dükkanın satımından elde edilen bedelin dava konusu taşınmazın alımında kullanıldığını, bu bedele davacıya ait ziynetlerin bozdurulmasınden elde edilen bedelin de eklendiğini söylemiştir. Mahkeme tarafından davalının savunmasında bildirdiği ve davacının dava dilekçesinde de yer alan Yeni Sanayi Sitesindeki işyerinin, dava konusu taşınmazın alımında kullanıldığı dikkate alınarak, bu işyerinin 20.07.2009 tarihinde ferdileşme yoluyla davalı adına tescil edilmesi sebebiyle ilk üye olunduğu tarihin belirlenmesi, bu bakımdan taşınmazın üyelik ve ödemelere ilişkin tüm belgelerin bulundukları yerden getirtilmesi, belirlenecek duruma göre evlilik birliği içine isabet eden bölümler bakımından iddia ve savunmanın değerlendirilerek hesaplamada gözetilmesi, gerektiğinde bu hususta konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınması gerekirken, bu hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
b) Davacının ziynetlerle katkı iddiasının ispatlandığı ve değer artış payı alacağı bakımından 5.700-TL değer artış payı alacağı olduğu tesptinde bir hata bulunmamakla birlikte, davacının harcını tamamladığı dilekçesindeki talebinin 4.260-TL olduğu gözden kaçırılarak, değer artış payı alacağı yönünden talepten fazlaya hükmedilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2-a) ve (2-b) nolu bentlerde yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.