YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18046
KARAR NO : 2020/1317
KARAR TARİHİ : 13.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün taraf vekileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Hazine, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan taşınmazın davalı tarafından işyeri olarak işgal edildiğini ileri sürerek elatmasının önlenmesine ve muhdesatların yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aşamalardaki beyanında hukuka aykırı bir müdahalesinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muhdesatların çekişme konusu alandan kaldırıldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan taşınmazda elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, reddine,
2. Taraf vekillerinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazına gelince;
Bilindiği üzere, elatmanın önlenmesi ve yıkım istekli davalarda dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkılmasına karar verilen muhdesatın değerinden ibaret olacağı, 19.08.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre elatılan yer ile imalatların değeri toplamının dava tarihi itibari ile 25.450 TL olarak tespit edilmesine rağmen bu değer üzerinden harç ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken eksik harç ve maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, miktar belirtmeden yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği halde tersine karar verilmesi de isabetsizdir. Ancak anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK mad. 438/7, HMK mad. 370/2).
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın 2. parağrafında bulunan “594,29 TL harcın” ibaresinin madde metninden çıkarılarak yerine “1.738,48 TL harcın” ibaresinin yazılmasına, kararın 3.fıkrasının (Yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA) karar metninden çıkarılarak yerine “Tebligat ücreti ve ilk keşif gideri olarak davacı tarafından karşılanan 1209 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,” ibaresinin yazılmasına, kararın 4.parağrafında bulunan ” …1.800 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,” ibaresinin madde metninden çıkarılarak yerine “… 3.054 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine “ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi