YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18049
KARAR NO : 2020/2961
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının kardeşi olduğunu, mirasbırakanlarından intikalen gelen 8 parça taşınmazdaki paylarını davalının noterde düzenlenen miras payı devri sözleşmesi ile kendisine devretmesine rağmen tapuda ferağ vermekten kaçındığını ileri sürerek taşınmazlardaki davalı paylarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisine sözleşme ile ödenmesi gereken bedelin ödenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92 ve 93 parsel sayılı taşınmazların tarafların mirasbırakanı Şerif adına kayıtlı olduğu, mirasbırakanın 02.12.1996 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı …, davalı … ve dava dışı 13 mirasçısının daha bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı, 26.05.2014 tarihli dava dilekçesi ile 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92 ve 93 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı payını mirasta pay devri sözleşmesi gereği iptal edilerek adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında 04.05.2016 tarihinde taşınmazlar toplulaştırma işlemi görerek 114 ada 4 parsel, 122 ada 3 parsel, 123 ada 9 parsel, 124 ada 17 parsel 132 ada 16 parsel sayılı taşınmazlar olmuş ve davalının her bir taşınmazdaki pay oranı da değişmesine rağmen Mahkemece, eski parsel numaraları üzerinden ve her bir taşınmazda davalının payının 1/1920 olduğundan bahisle sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca; toplulaştırma işlemi sonrası oluşan yeni tapu kayıtları gözönüne alınarak davalının her bir taşınmazdaki payı da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.