Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/18057 E. 2020/3880 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18057
KARAR NO : 2020/3880
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, 2304 ada 4 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının …Vakfı adına kayıtlı olduğunu ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönetiminde bulunduğunu, bir kısmının ise Suriye uyruklu …’e ait iken 1062 Sayılı Yasa uyarınca Hazine tarafından el konulduğunu, taşınmaz üzerinde vekil edeninin 7/143 hissesi ile 7 m2’lik iki adet dükkanının bulunduğunu, dükkanların vekil edenine babasından miras olarak kaldığını, vekil edeninin, kardeşlerinin de paylarını satın alarak tam malik olduğunu, taşınmazın daha önce 961 parselde 10 m2’lik üç dükkan olarak vekil edeni adına kayıtlı iken, 356 parsel sayılı taşınmaz ile hamurlaştırılarak 2304 ada 1 parsel ve daha sonra yine bir imar işlemi ile 2304 ada 4 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, bu şekilde davalıların paydaş olduğu 356 parsel sayılı taşınmaz ile vekil edeninin tek başına paydaş olduğu 961 parsel sayılı taşınmaz hamurlaştırılarak dava konusu parselin oluşturulduğunu, davalıların taşınmaz üzerindeki dükkanlarda bir hakkının bulunmadığını açıklayarak, 2304 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iki adet dükkanın mülkiyetinin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, dava konusu edilen iki adet dükkanın davacıya ait olduğunun tespitine,…….davacı tarafından yapılan toplam 1.212,00 TL masrafın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise, yargılamada … ve Hazine olmak üzere iki ayrı davalı bulunmasına, her iki davalının taşınmazdaki pay oranlarının eşit bulunmasına ve her iki davalı hakkında da kabul kararı verilmesine göre, yargılama giderlerinin davalılardan alınmasına karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde davalıdan alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 3 ve 4.bendinin HUMK’un 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme hükmünün 3. ve 4. fıkralarındaki ”…. davalıdan….” kelimesinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “….davalılardan ….” kelimesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalılar vekilerinin temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 23.6.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.