Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/18151 E. 2017/11929 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18151
KARAR NO : 2017/11929
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 27.06.2016 gün ve 2014/21220 Esas, 2016/11301 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Borçlu vekili, takip dayanağı ilamda hükmolunan 45.000,00 USD alacağına işlemiş faiz miktarının 13.112,27 USD olması gerekirken icra emrinde söz konusu miktarın 28.400 USD olarak istendiğini, vergi kanunları gereği 13.112,27 USD’den %15 stopaj kesintisi yapılarak vergi dairesine yatırılması gerektiğini, 104.298,26 TL’nin icra dosyasına 28/01/2011 tarihi itibariyle ödemesinin yapıldığını, bakiye 2.046,10 TL’nin işlemiş faizli miktarı olan toplam tutarın 07/08/2012 tarihinde İcra Müdürlüğü hesabına gönderildiğini, 07/08/2012 tarihinde yapılan en son ödeme ile birlikte dosya borcunun kapanmış olduğunu, İcra Müdürlüğü tarafından 01/08/2012 tarihli karar tensip tutanağında yer alan takibe 33.948,30 USD ve 16/02/2012 gününden işleyecek faiziyle devamına ilişkin kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, İcra Müdürlüğünce yapılan hesabın doğru olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece Düzce’de şubesi bulunan bankalar ile merkez bankasına müzekkere yazılarak bankalarca Amerikan Doları cinsinden mevduat hesaplarına uygulamış oldukları geçek mevduat faiz oranları sorulmuş olup, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve 11.04.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile İcra Müdürlüğü’nün borcun 33.984,30 USD olduğu ve 16/02/2012 gününden itibaren işleyecek faiz üzerinden devamına ilişkin 01/08/2012 tarihli kararının iptaline, 01/08/2012 tarihi itibarıyla asıl alacak miktarının 9.352,00 TL (5.241,00 USD karşılığı olarak), işlemiş faiz miktarının 444,00 TL (249,00 USD karşılığı olarak), mahkeme vekalet ücretinin 7.160,00 TL, mahkeme masrafının 1.677,06 TL ve mahkeme vekalet ücreti ile mahkeme masrafına işlemiş faiz miktarının 1.458,10 TL olduğunun belirlenmesine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiş ve Dairemiz’in 27.06.2016 tarih 2014/21220 Esas, 2016/11301 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu kez borçlu vekili karar düzeltme yoluna başvurmuştur.
Sair karar düzeltme itirazları yerinde değil ise de;
Türk Borçlar Kanunu’nun 99. maddesinde (BK’nun 83 md.); “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması

kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda takip dayanağı olan Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/591 Esas 2009/78 Karar sayılı 05/03/2009 tarihli ilamında; 45.000 USD nin ibraname tarihi olan 27/12/2001 tarihinden itibaren bu tarih itibari ile bankaların uygulamış oldukları gerçek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi Önder Özer tarafından düzenlenen 11/04/2014 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda; işlemiş faizden %15 oranında stopaj kesintisi yapılması gerektiği yönündeki davacı bankanın iddiasının takip dayanağı mahkeme kararında bu yönde bir hüküm bulunmaması nedeniyle mümkün olmadığını, ödeme gününe kadar USD cinsinden faiz hesaplandığını, TL cinsinden yapılan ödemeler ödeme günü itibariyle USD’ye çevrilip önce faizden sonra alacaktan düşüldükten sonra 01/08/2012 tarihi itibarıyla asıl alacak miktarının 9.352,00 TL (5.241,00 USD efektif alış kuru üzerinden TL’ye çevrildi), işlemiş faiz miktarının 444,00 TL (249,00 USD efektif alış kuru üzerinden TL’ye çevrildi), mahkeme vekalet ücretinin 7.160,00 TL, mahkeme masrafının 1.677,06 TL ve mahkeme vekalet ücreti ile mahkeme masrafına işlemiş faiz miktarının 1.458,10 TL olmak üzere toplam borç miktarının 20.091,16 TL olduğunu belirtmiştir. Bilirkişice, efektif satış kuru üzerinden hesaplama yapılması gerekirken alış kuru üzerinden hesap yapılması hatalıdır.
Mahkemece efektif satış kuru üzerinden hesap yaptırılması yönünde hükmün bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, karar düzeltme talebinin kabulü yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile 27.06.2016 tarih 2014/21220 Esas, 2016/11301 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK’nun 442/1 maddesi gereğince aynı mahkeme ilamı ile ilgili bir defadan fazla karar düzeltme isteğinde bulunulamayacağından ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.