YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18686
KARAR NO : 2020/4196
KARAR TARİHİ : 30.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, tapuda davalılar adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine davacı ve davalılardan eski eş … ile birlikte iyiniyetle üç katlı bina inşa ettiklerini ve binanın taşınmaza değer kattığını açıklayarak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL alacağın faiziyle müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı … ile davalılardan …’ın evli olduğu süreçte 02.02.1990 ile 01.01.2002 yılları arasında, mal ayrılığı rejminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden 23.06.2004 (boşanma davasının açıldığı tarih) tarihine kadar edinilmiş mallara katılma rejminin geçerli olduğu, davacının talebinin dayanağının evlilik birliği içerisinde davacının eşine yaptığı katkı olduğu ve son alınan 05.11.2015 havale tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçeleriyle davalı … adına açılan davanın kabulü ile 1.000,00 TL’nin davalı …’dan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya verilmesine, diğer davalılar hakkında açılan dava yönünden, katkı payı alacağının davalı eş veya davalı eş vefat etmişse mirasçılarına karşı açılabileceği gerekçesiyle husumetten reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). Bununla birlikte tasarruf ilkesinin doğal bir sonucu olarak hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlaya veya başka bir şeye hüküm veremez (6100 sayılı HMK mad. 26).
Somut olayda dava dilekçesi içeriği, 09.10.2014 ve 09.11.2015 tarihli davacı vekili dilekçeleri, aşamalardaki taraf beyanları dikkate alındığında, davanın TMK’nin 723. maddesine dayalı tazminat isteğine ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, yanılgılı değerlendirmeyle ve talep dışına çıkılarak mal rejiminden kaynaklı alacak isteği olarak nitelendirilip yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, başkaca hususlar incelenmeksizin hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin ve davalı …’ın yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.