Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/18712 E. 2020/504 K. 22.01.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18712
KARAR NO : 2020/504
KARAR TARİHİ : 22.01.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI(3.Kişi) :… Ltd. Şti.
DAVALI(Alacaklı) : …
(Borçlu) : …
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Asıl ve birleşen davada davacı üçüncü kişi vekili, alacaklı tarafça borçlu aleyhine … 1. İcra Dairesinin 2014/2952 ve 2012/2354 Esas sayılı dosyaları ile başlatılan takipler neticesinde, 18.02.2015 tarihinde borçlu adresinde haczedilen ışık ve ses sistemlerinin mülkiyetinin müvekkiline ait olup, 26.07.2013 tarihli kira sözleşmesi ile borçluya kiraya verildiğini öne sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile hacizleri kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksini ispatla mükellef üçüncü kişinin dayandığı kira sözleşmelerinin borcun doğum tarihinden sonrasına ilişkin olduğu, kira bedellerinin ödendiğine ve mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğuna ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece her ne kadar 21.05.2015 tarihli celsede üçüncü kişi şirkete ticari defterlerinin ibrazı için kesin süre verilmiş ise de, kesin sürenin başlangıç tarihinin ve kesin süre içerisinde yatırılması istenen bilirkişi ücretinin miktar olarak ara kararda açıkça gösterilip, ihtar edilmediği, bu nedenle usulüne uygun olarak verilmiş bir kesin süreden bahsedilemeyeceği nazara alınarak, üçüncü kişi şirket ve borçlunun tutması zorunlu ticari defterleri ile yapılan kira ödemelerini gösterir kayıtların getirtilerek mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılmak sureti ile, mahcuzların demirbaş kayıtlarında yer alıp almadığı, davacının dayandığı faturaların ve kira sözleşmesinin ticari defterlere işlenip işlenmediği, fatura ve kira bedellerinin ödenmesine ilişkin ticari defterlerde kayıt bulunup bulunmadığı, bu defterlerin usulune uygun tutulup tutulmadığı, hususlarının açıklığa kavuşturulması, neticede bu araştırma ve inceleme sonucu elde edilen bilgiler ile dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile; hükmün açıklanan nedenlerle İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.