Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/19589 E. 2016/16003 K. 24.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19589
KARAR NO : 2016/16003
KARAR TARİHİ : 24.11.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Borçlu vekili, idare aleyhine tanzim edilen …/02/2015 tarihli bakiye borç muhtırasında vekalet ücretinin 2942 sayılı Yasa’ya göre maktu olarak belirlenmesi gerekirken nispi olarak hesaplandığını belirterek muhtıranın iptalini istemiş, Mahkeme’ce, takibe dayanak ilamın 2942 sayılı Yasa’nın Geçici …. maddesinin yürürlük tarihinden önce kesinleştiği bu nedenle harç ve vekalet ücretinin maktu olarak hesaplanacağına dair …. fıkrasının uygulanamayacağı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
….06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa’nın …. maddesi ile değişik 2942 sayılı Yasa’nın Geçici …. maddesinin …. fıkrasında; ”Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.” Yine …. fıkrasında da; ”04…..1983 tarihinden bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazların idare tarafından kamulaştırılması hâlinde kamulaştırma bedeli ve mahkemelerce malikleri lehine hükmedilen tazminatlar için de bu maddenin on birinci fıkrası, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan her türlü davalarda ise yedinci fıkra hükümleri uygulanır.” düzenlemeleri mevcuttur.
Ancak 6487 sayılı Yasa’yla değişen, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici …. maddesinin …. fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin …/…/2014 tarihli ve 2013/95 Esas 2014/176 Karar sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. İptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de; Anayasa’nın …. maddesinde, Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi düzenlenmiş, 138. maddesi ise hakimlere herşeyden önce Anayasa’ya uygun olarak hüküm verme yetkisi

tanımıştır. Anayasa’nın …. ve 138. maddeleri, hakime Anayasa’ya aykırılığı saptanmış, yasa hükmünü iptal kararı yürürlüğe girmemiş olsa bile uygulamama yetkisini hatta yükümlülüğünü vermektedir. Zira iptal edilen hükmün uygulanması, hak arama hürriyetinin içini boşaltma anlamına gelecek ve Hukuk Devleti ilkesi ihlal edilmiş olacaktır. Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Danıştay’ın iptal kararının yürürlüğe girmemiş olması halinde dahi Anayasa’ya aykırılığı saptanmış Yasa hükümlerinin uygulanamayacağına işaret eden kararları vardır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararını duyurması, iptal edilen Yasa’nın uygulanmasını durdurucu bir tedbir niteliğine bürünmektedir. Karar gerekçelerinin yazımı ve yayımlanmasının uzun süre alması karşısında hiç olmazsa iptal kararının duyurulması, Anayasa’ya aykırı Yasa hükmünün uygulanmasını engelleyecektir. (.. … …. … İd. Huk. …. …. ….i Dergisi, cilt:…) İptal hükmünün Resmi Gazete’de yayımlanmasından … ay sonra yürürlüğe girecek olması Kanun Koyucuya Anayasa’ya uygun yeni Yasa maddesi hazırlanması için verilmiş süre olup, bu süre iptal hükmünün uygulanmasını engellemeyecektir.
Somut olayda; ….07.2013 Karar tarihli takip konusu ilamda; idarenin kamulaştırmasız elatma eyleminin 1983 yılından öncesine ait olduğuna ilişkin iddia ve bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle kamulaştırmasız elatmaya ilişkin eylemin 1983 yılından sonra olduğunun kabulü gerektiğinden olayda uygulanması gerekli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici …. maddesinin …. fıkrası Anayasa’ya aykırı görülerek ……..2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş olmakla uygulanırlığı kalmamıştır. Böylece 1983 yılından sonraki el koymaya ilişkin kamulaştırmasız elatma bedellerine dair dava ve takiplerde mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretlerinin maktu hesaplanması söz konusu olmayıp nispi olarak belirlenmelidir.
Bu durumda, Mahkemece anılan iptal kararı kapsamında icra vekalet ücretinin nispi hesaplanması gerektiği nazara alınarak şikayetin reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçeyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta şikayetin reddine karar verildiğinden, sonucu itibarıyla doğru kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici …. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438. maddesi son bendi uyarınca gerekçesinin düzeltilerek ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/…. maddesi gereğince … Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı … gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, ……..2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.