YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20069
KARAR NO : 2018/14816
KARAR TARİHİ : 03.07.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Değerinin Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi katılma yolu ile davalı … vekili, duruşmasız olarak dava dışı 3. kişi … …… tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.07.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Av. ….ve …..geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, vekil edenlerinin 6829 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan binadan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri gereğince kaba inşaat halinde daire ve dükkan satın aldıklarını, dava konusu dairelerin satın alındıktan sonra vekil edenlerince oturulabilir hale getirildiğini, dava konusu taşınmaz hakkında açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satışına karar verildiğini ve 720.000 TL bedel takdir edildiğini belirterek vekil edenlerine ait daire ve dükkanların mevcut değerlerinin ve satışı yapılan değerlerinin ve satışı yapılması halinde bu bedellerinin vekil edenlerine aidiyetine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların davalarının kabulü ile 6829 ada, 4 parsel nolu 561 m² yüzölçümlü arsadaki taşınmazda kayıtlı bulunan bağımsız bölümlerin; Girişte bulunan 1 nolu dairenin davacılardan …’a ait olduğu ve değerinin 120.000,00 TL olduğu,2 kat 6 nolu dairenin …’ e ait olduğu ve değerinin 36.000,00 TL olduğunun,2 kat 7 nolu dairenin …’e ait olduğu ve değerinin 34.000,00 Tl olduğunun,2 kat 8 nolu dairenin …’e ait olduğu ve değerinin 35.200,00 TL olduğunun,2 kat 9 nolu dairenin …’ya ait olduğu ve değerinin 35.200,00 TL olduğunun, 2 kat 10 nolu dairenin …’a ait olduğu ve değerinin 30.000,00 TL olduğunun,4 kat 16 nolu dairenin … ….’e ait olduğu ve değerinin 30.000,00 TL olduğunun,4 kat 17 nolu dairenin …’e ait olduğu ve değerinin 30.000,00 TL olduğunun,4 kat 18 nolu dairenin …’e ait olduğu ve değerinin 40.000,00 TL olduğunun,4 kat 19 nolu dairenin …’e ait olduğu ve değerinin 35.200,00 TL olduğunun, 4 kat 20 nolu dairenin …’e ait olduğu ve değerinin 30.000,00 TL olan bağımsız bölümlerin davacılara ait olduğunun tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ve davalı payını cebri ihaleden satın aldığını ileri süren …. vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece …… ‘nin temyiz dilekçesi 26/02/2016 tarihli ek kararla, davada taraf olmadığından reddedilmiş, ….bu ek kararı süresi içinde temyiz etmiştir.
1) Mahkemece her ne kadar …..’nin davada taraf olmadığından dolayı temyiz talebi reddedilmiş ise de; dava konusu taşınmazın 527/561 payının 01.09.2014 tarihinde dava dışı….. ye ihale edildiği, dava dışı şirkete karşı … 19. İcra Hukuk Mahkemelerinin 2014/1203 esas, 2014/1198 nolu dosyalarında ihalenin feshi davası açıldığı, bu mahkemelerden davaların reddine karar verildiği, TMK nın 705/2 ve İİK 134/1 maddesine göre taşınmazın kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olacağından, ihale ile taşınmazı satın alan şirket, taşınmazın ilgili payının mülkiyetini ihale tarihinde kazanmış olduğu her ne kadar dava dosyasında ilgili ihaleye dair bilgi verilmemiş ise de, dava dışı… ….ŞTİ.nin bu dava nedeniyle hukuki durumu etkileneceğinden dava dışı… ….ŞTİ’nin temyiz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, mahkemece verilen ek kararın kaldırılması gerekmiştir.
2)Davacılar vekili, dava dilekçesinde dava konusu bina ve dükkanların mevcut değerlerinin ve satışı yapılan değerlerinin ve satışı yapılması halinde bu bedellerinin vekil edenlerine aidiyetine karar verilmesini istemiştir.
Bilindiği üzere mahkemeden istedikleri hukuki korunmaya göre davalar eda davaları, tespit davaları ve inşai davalar olarak ayrılmaktadır.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir.
Somut olayda, az yukarıda açıklandığı üzere, davacının talebi dava konusu bina ve dükkanların mevcut değerlerinin ve satışı yapılan değerlerinin ve satışı yapılması halinde bu bedellerinin vekil edenlerine aidiyetine karar verilmesi olup, davacının eldeki bu açmakta güncel hukuki yararının olduğunun kabulü mümkün değildir, davacıların, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre eda davası açarak dava konusu binaların ve dükkanların bedelini talep etmesi mümkün iken, eda davası yerine tespit davası açmasında hukuki yararları bulunmamaktadır. Mahkemece davanın muhdesatın tespiti davası gibi görülüp, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan dairelerin değerlerinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi yanlış olmuştur.
O halde, mahkemece davacıların eda davası açması ve tespit davası açmalarında hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı vekili ile …… vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Askari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 03/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.