YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20327
KARAR NO : 2017/14171
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davaya konu 624 ada 14 parsel sayılı taşınmazın, 1972 yılından bu yana vekil edeninin zilyetliğinde bulunduğunu, kayıt maliki…i’nin kim olduğunun bilinmediğini, ayrıca, tapu, ölü…i adına kayıtlı olmakla, kayıt malikinin en son tapunun oluştuğu 1882 yılında öldüğünün kabul edilmesi gerektiğini açıklayarak, davaya konu parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, kayıt maliki…i’nin meçhul kimselerden olmadığını, ayrıca mirasçı bırakmadan ölen kişilerin mal varlığının Hazine’ye intikal edeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kayıt malikinin tapu kaydından kim olduğunun anlaşılamadığı ve zilyetlik ile kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın, tapu kaydı ve tapulama tutanağındaki açıklamalara göre kayıt malikinin kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut olduğu, tanınan ve bilinen kişi olup, maddede yazılı koşulların gerçekleştiğini kabule olanak bulunmamaktadır. Mahkemece, bu hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonunda yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle kayıt malikinin bilinmeyen kişi olduğundan hareketle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bundan ayrı davacı vekili tarafından TMK.nun 713/2 maddesinde belirtilen “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine de dayanılmış, ancak mahkemece bu hukuki sebep yönünden inceleme yapılmamış olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Şu halde mahkemece, davalı Hazine tarafından açılan ve kabul ile sonuçlanan dava ile Hazinenin son mirasçı olarak tespitine karar verilmiş olması da göz önünde bulundurularak TMK.nun 713/2 maddesinde belirtilen “…maliki 20 yıl önce ölmüş..” hukuki sebebi yönünden de olumlu ve olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez gerekçesi ile Dairenin 11.2.2016 tarih ve 2015/23337 E., 2016/2206 K. sayılı ilamıyla BOZULMASI üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, maliki 20 yıl önce ölmüş hukuki sebebine dayanan kazanım hakkının davacı lehine doğduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair verilen karar; davalı Hazine vekili tarafından, süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nun 713/1. fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik, 2. fıkrasında yer alan, “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” ve “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” hukuki sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Tapu kaydı ve tapulama tutanağındaki açıklamalara göre, kayıt malikinin kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut olduğu, tanınan ve bilinen kişi olup, maddede yazılı koşulların gerçekleştiğini kabule olanak bulunmadığı hususu az yukarıda değinilen Dairemiz ilamında açıklanmıştır.
Davacı tarafın, TMK’nun 713/2. maddesinde belirtilen “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine gelince; dosya arasında bulunan,… Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 01.10.2010 tarih 2010/108 Esas 2010/321 Karar sayılı kararına göre, kayıt maliki…i, TMK’nun 501.maddesi uyarınca mirasçı bırakmadan vefat ederek, son mirasçı olarak geriye Maliye Hazinesini (Devleti) bırakmıştır. Başka bir anlatımla dava konusu taşınmaz kanun uyarınca Hazineye kalmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 33. maddesine ve genel hüküm niteliğinde olan aynı Kanun’un 18. maddesine göre, kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmaz malların, tapuda kayıtlı olsun veya olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilmesi mümkün değildir. Bu sebeple, davacının “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğinin de reddi gerekir.
Mahkemece, tüm bu hususlar gözardı edilerek, yazılı ve yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi uyarınca 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.