Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/20521 E. 2018/18312 K. 07.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20521
KARAR NO : 2018/18312
KARAR TARİHİ : 07.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.11.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı … vekili Avukat … ve … vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, davacının 2008 yılında 100 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki … 1/12 oranındaki payını satın aldığını, satış tarihinde taşınmaz üzerindeki dükkan ve arkasında bulunan depoların … kullanım ve tasarrufunda olduğunu, davacının bu muhdesatla birlikte… payını satın aldığını belirterek dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan dükkan ile arkasındaki depoların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu muhdesatın kök muris … tarafından yapıldığını, kardeşleri Metin’e sadece dükkanı kullanması konusunda izin verdiklerini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bozmadan sonra, davanın kabulü ile 100 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazda bulunan 24/04/2013 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokide A ve B ile gösterilen toplamda 510,68 m2’lik kısımda bulunan dükkan ve depo niteliğindeki muhdesatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, duruşma talepli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davalılar vekillerinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 100 ada 1 parsel sayılı taşınmazda, taraflar paylı mülkiyet şeklinde maliktirler. Davanın konusu (müddeabih) ise davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alman nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nin 326/2. maddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapu payları oranında sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olayda, mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücreti hesaplanırken, davalıların payları gözönüne alınmadığı gibi, muhdesat değerleri haricinde taşınmazın zemini de hesaba dahil edilerek hüküm kurulmuştur. Mahkemece, yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik olarak kurulan bu hüküm az yukarıda bahsi geçen ilkelere aykırı olduğundan doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; temyiz eden davalıların nispi karar ve ilam harcı, vekalet ücreti, yargılama giderleri yönünden sorumluluğu hesaplanırken, taşınmazın zemin değeri hariç muhdesat değerinin hesap edilerek, davalıların tapudaki payı oranına göre davalılar aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hüküm kurmak olmalıdır.
SONUÇ: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 07/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.