Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/20944 E. 2018/18240 K. 06.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20944
KARAR NO : 2018/18240
KARAR TARİHİ : 06.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 160 parselden ifrazen oluşan, 533 parseldeki …’ya ait 3/32 pay, …’ya ait 3/32 pay, …’ya ait 1/16 payın iptali ile, davacı … adına üzerindeki tüm kayıt ve şerhlerle birlikte tesciline; davalı …’ya murisi …’dan intikal edecek payın 6/96 pay kabul edilerek, 1/96 payının …, 1/96 payının …, 1/96 payının …, 1/96 payının …, 1/96 payının …’a, 1/96 payının … adına üzerindeki tüm kayıt ve şerhlerle birlikte tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06/11/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti . Duruşma günü temyiz eden …, … ve … bizzat ve vekilleri Avukat … geldiler ve karşı taraftan … ve … bizzat vekili bizzat ve vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, 160 parsel sayılı taşınmazın 1962 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalıların murisi … adına tespit edildiğini, … mirasçıları adına tapuya tesciline ilişkin kararın Yargıtay 20. H.D.’sinin 26/02/2013 tarih ve … Esas- 2013/1889 Karar sayılı ilamı ile onanıp kesinleştiğini, ancak kadastro tespitinden sonra, tapuya bağlanmadan önce müvekkillerinin satın aldıklarını ve kadastro tespiti kesinleşmeden eklemeli zilyetlik yolu ile davacıların tasarruf ettiklerini, vergilerini ödediklerini, taşınmaz üzerine ev yaptıklarından davalıların tapusunun hukuki geçerliliğinin olmadığını belirterek … mirasçıları adına olan tapu kaydının iptali ile 3500 m²sinin davacı … adına, 2000 m²’sinin davacı … adına, 1000 m²’sinin eşit olarak davacılar … ve … adına, 500 m²’sinin davacı … adına, 500 m²’sinin davacı … adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı … vekili, müvekkilinin eşi …’nın yaptığı satışların geçerli olduğunu, bu konuda bir hak iddia etmediğini, masraf ve ücreti vekalet ödenmemek koşulu ile davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Davalılar Suna ve …, davacı …’la 18/04/2006 tarihli adi senedi imzaladıklarını, parseldeki davaların kesinleşmesi ve tapu siciline işlenmesi sonrasında her türlü yasal haklarını devredeceklerini söylemelerine rağmen kendilerine başvurmadan dava açtığını, 18/04/2006 tarihli adi senette davalı …’nın imzası bulunmadığını, kendisinin …’nın eşi olduğunu ve kayınpederi muris … ölmeden önce eşini kaybettiğinden yasal varis olmadığını; ancak …’nın da sözleşmeye konu borçla ilgili gerekeni yapmaya hazır olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur .
Davalı …, dava konusu yerin muris …’dan miras kaldığını, diğer davalıların bilgisi dışında dava konusu yeri sattıklarını, satış işleminden haberi olmadığını ve para almadığını, satış senetlerinde imzası bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, …, … vekili, satış senetlerinin hukuken geçersiz olduğunu, ifa kabiliyetinin bulunmadığını, tereke içerisinde bulunan ve elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazların bir ya da birkaç paydaş tarafından zilyetliğinin 3. şahıslara devrinin mümkün olmadığını, zilyetliğin devri için tüm paydaşların katılımının şart olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, taşınmazın iştirak halinde mülkiyete tabi olduğunu, tüm paydaşların birlikte sözleşme yapması gerekirken bu kurala uyulmadığını, müvekkilinin sözleşmede imzası bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 160 parselden ifrazen oluşan, 533 parseldeki …’ya ait 3/32 pay, …’ya ait 3/32 pay, …’ya ait 1/16 payın iptali ile, davacı … adına üzerindeki tüm kayıt ve şerhlerle birlikte tesciline; davalı …’ya murisi …’dan intikal edecek payın 6/96 pay kabul edilerek, 1/96 payının …, 1/96 payının …, 1/96 payının …, 1/96 payının …’a, 1/96 payının …’a, 1/96 payının … adına üzerindeki tüm kayıt ve şerhlerle birlikte tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; 1962 tarihinde davalıların murisi … adına tespiti yapılıp murisin ölümü sonrası mirasçılardan satın alma sebebi ile açılan tespit sonrası, kesinleşme öncesi satın alma ve zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Dava konusu taşınmazın tespit öncesinde tapulu olmadığı anlaşılmış, kadastro mahkemesi kararı sonrası … mirasçıları adına tespit ve tescile karar verilmiştir. İspat edilmesi halinde satışa değer verme imkanı bulunduğundan, mahkemenin dosya kapsamına uymayan nedenlerle redde karar vermesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, davayı kabul eden davalılar dışında tapuda payları olan davalıların, murisleri M.Ali’den kalan miras paylarını davacılara satıp, devrettikleri hususu bakımından, davacının sunduğu senetlere, davalıların itirazları da gözetilmek suretiyle, satışların yapıldığı iddia edilen dönemde tapusuz olan taşınmazın devrinin menkul hükümlerine tabi olduğu gözetilerek, tanık beyanları ve tüm delilleri değerlendirerek inceleme ve araştırma yapmak, sonucuna göre karar vermektir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacılara verilmesine,
HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.