YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21699
KARAR NO : 2017/1077
KARAR TARİHİ : 03.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 4.12.2009 günlü hacze konu menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu şirket ile ilgisinin bulunmadığını, borçlu şirketin çiçekçilikle uğraştığını, faaliyet alanlarının farklı olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan şirketlerin adreslerinin aynı olduğunu, ödeme emrinin de bu adreste tebliğ edildiğini, şirketler arasında organik bağın olması nedeniyle istihkak davasının reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, haczin, borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste ve daimi şirket işçisi huzurunda yapıldığı, alacaklı yararına olan mülkiyet karinesinin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle kanıtlanamamış olduğu gerekçesi ile davanın reddine ve alacaklı yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tesis edilen 19.8.2014 tarihli ek karar ile, davaya konu mahcuzların değeri temyiz sınırının altında kaldığından İ.İ.K.’nun 363. maddesine göre temyiz talebinin reddine, karar verilmiş; ek karar süresi içerisinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, 4.12.2009 günlü hacze konu menkullerin değeri 5300, 00 TL olup 2012 yılında icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için temyiz konusu mahcuzların değeri 4870,00 TL’nin üzerinde bulunmalıdır. Bu haliyle, temyiz konusu mahcuzların değeri, kesinlik sınırı olan 4870 TL’nin üzerinde olduğu anlaşılmakla ek karara yönelik temyiz isteğinin kabulüne ve yerel mahkemenin 19.8.2014 tarihli ek kararının kaldırılarak hükmün esas yönünden incelenmesine karar verilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. İİK’nun 97/13. maddesindeki tazminat oranı hükümden sonra 02.07.2012’de yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile %20’ye indirilmiştir.
Mahkemece tazminat oranının %40 olarak uygulanmış olması doğru değilse de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki “… %40 ı olan 760,00 TL…” ibaresinin çıkartılarak yerine “…%20 si olan 380,00 TL…“ ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 3.2.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.